SAĞLIK ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
Cumhuriyetin ilk yıllarında, uzun süren savaşların halkı yoksullaştırması ve verem, sıtma, çiçek, veba gibi bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşması nedeniyle, sağlık alanında köklü yeniliklere ihtiyaç duyulmuştur. Devletin kalkınması için sağlıklı bir insan gücüne ihtiyaç vardı, bu nedenle sağlık hizmetleri bir "devlet görevi" olarak ele alınmıştır.Aşağıda LGS'de karşına çıkabilecek en önemli kavramlar, kronolojik gelişmeler ve testlerde hayat kurtaracak hap bilgiler yer almaktadır.
Kavramlar
LGS sorularında sıkça geçen kurum isimlerini ve anlamlarını bilmek, paragraf sorularını çözmeni kolaylaştırır:
- Sanatoryum: Uzun süreli hastalığı olan kişilerin, özellikle de verem (tüberküloz) hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş yataklı sağlık kuruluşudur.
- Dispanser: Ayakta tedavisi yapılabilecek durumdaki hastaların ufak çaplı tedavilerini ücretsiz veya çok az bir ücret karşılığında yapan küçük sağlık kuruluşlarıdır (günümüzdeki sağlık ocaklarına benzer).
- Hıfzıssıhha: Sağlıklı yaşamak ve sağlığı korumak için alınması gereken önlemlerin bütününe verilen isimdir.
Tarih | Yaşanan Gelişme |
| 1920 | Ülkenin sağlık işlerini yürütmek için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı (Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâleti) kuruldu. |
1923 | Behçet Uz tarafından İzmir Veremle Mücadele Cemiyeti kuruldu. |
1924 | İstanbul’da ilk Sanatoryum açıldı. |
1925 | İzmir’de veremle mücadele amacıyla ilk dispanser açıldı. |
1927 | İstanbul’da Veremle Mücadele Cemiyeti kuruldu. |
1928 | Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam tarafından Hıfzıssıhha Müessesesi kuruldu. |
1930 | Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çıkarıldı. Devlet halk sağlığını korumayı görev edindi ve veremli hastaları ihbar etmek zorunlu kılındı. |
1937 | Türk doktor Hulusi Behçet, tıp literatürüne kendi adıyla geçen Behçet hastalığını ilk kez tanımladı. |
Hıfzıssıhha Müessesesi (1928)
Ülkemizin aşı ve serum ihtiyacını millî imkânlarla karşılamak ve salgın hastalıklarla mücadele etmek amacıyla Dr. Refik Saydam tarafından açılmıştır.
- 1931: Ağızdan uygulanan verem aşısı üretildi.
- 1932: Serum üretimi ülke ihtiyacını karşılayacak seviyeye geldi.
- 1934: Çiçek aşısı üretimi ülke ihtiyacını karşılayacak seviyeye geldi.
- 1937: Kuduz serumu üretilmeye başlandı.
Kızılay'ın Tarihsel Gelişimi
Savaş alanında yaralanan askerlere ayrım gözetmeksizin yardım etmek için Osmanlı döneminde kurulan kurum, Cumhuriyet ile birlikte güçlendirilmiştir.
- 1868: Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kuruldu.
- 1923: Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti adını aldı.
- 1935: Kuruma "Kızılay" ismi bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi.
LGS sorularında sıkça tablo yorumlama istenir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki sağlık istatistiklerine baktığımızda sağlık hizmetlerinin hızla geliştiğini görürüz.
Yıllar | Hastane Sayısı | Doktor Sayısı | Doktor Başına Düşen İnsan Sayısı |
| 1923 | 86 | 554 | 19.860 |
1930 | 176 | 1.182 | 12.200 |
1940 | 198 | 2.387 | 7.420 |
LGS'de inkılapların hangi Atatürk ilkeleriyle eşleştiğini bilmek zorunludur.
- Halkçılık ve Sosyal Devlet: Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin hastaneler, dispanserler açması; yatağa bağımlı hastalara ücretsiz bakım imkânı sunması; koruyucu hekimliği ve seyyar hekimliği yaygınlaştırması "Sosyal Devlet" anlayışının bir sonucudur. Sosyal devlet anlayışı doğrudan toplum yararını gözettiği için Halkçılık ilkesi ile ilişkilidir.
- Milliyetçilik: Devletin kendi aşısını (millî imkânlarla) üretmeye çalışması ve salgın hastalıklardan kurtularak milletin dinç, kuvvetli ve çalışmaya yetenekli hâle getirilmek istenmesi Milliyetçilik ilkesiyle de bağdaşır
