• Benim Hocam Ortaokul Videoları

Ders Notu Çok Partili Hayata Geçiş - LGS Hazırlık

Hatice Yılmazer

Çalışkan Üye
Üye
Katılım
9 Kas 2014
Mesajlar
161
Puanları
28
Yaş
125
Konum
üsküdar
TÜRKİYE'NİN ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞİ (1945-1950)

Türkiye Cumhuriyeti demokratik esaslar üzerine kurulmuştur ve Atatürk, demokrasiyi bütün kurumlarıyla hayata geçirmek için büyük çaba harcamıştır. Atatürk Dönemi'nde çok partili hayata geçiş için iki kez deneme yapılmış (Terakkiperver ve Serbest Cumhuriyet Fırkaları) ancak dönemin şartlarının uygun olmamasından dolayı bu denemeler başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Atatürk'ün vefatından sonra İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçilmiş ve "Millî Şef" ilan edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), uzun bir süre ülkeyi tek parti olarak yönetmeye devam etmiştir. Ancak zamanla iktidarı denetleyecek bir muhalefet partisine ihtiyaç duyulmuştur.

📌 ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞİN NEDENLERİ
Çok partili hayata geçiş sürecinde hem ülke içindeki gelişmeler (iç dinamikler) hem de dünyadaki gelişmeler (dış faktörler) etkili olmuştur.


🏠 İÇ NEDENLER (Ulusal Gerekçeler)
🌍 DIŞ NEDENLER (Uluslararası Gerekçeler)
II. Dünya Savaşı'nın ortaya çıkardığı ekonomik ve sosyal sıkıntıların halkı yoksullaştırması ve tek parti yönetimine karşı tepki doğurması.
Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Anayasası'na göre daha demokratik hareket etme isteği.

İktidar partisinin (CHP) çalışmalarının denetlenebilmesi için muhalefet partilerine duyulan ihtiyaç.

II. Dünya Savaşı'nı demokrasi yanlısı olan Batılı devletlerin kazanması.

Farklı fikir ve düşüncelerin mecliste ve ülke yönetiminde temsil edilmesi gerekliliği (Çoğulculuk ilkesi).

Sovyetler Birliği'nin (SSCB) Türkiye'den Kars, Ardahan ve Boğazlar üzerinde hak talep ederek baskı yapması.

Demokratik devlet anlayışını yerleştirerek millî egemenliği güçlendirme isteği.

Türkiye'nin Sovyet tehdidine karşı Batılı demokratik devletlerin (ABD ve Avrupa) siyasi ve ekonomik desteğini alma zorunluluğu.

💊 HAP BİLGİ:
Çok partili hayata geçişle birlikte demokrasinin "çoğulculuk", "millî egemenlik", "çoğunluk" ve "katılım" ilkeleri doğrudan uygulama imkânı bulmuştur.

🏛️ YENİ PARTİLERİN KURULMASI
1. Millî Kalkınma Partisi (1945)
  • İsmet İnönü'nün demokratik adımların atılacağına dair açıklamalarından sonra, sanayici Nuri Demirağ tarafından 18 Temmuz 1945'te (bazı kayıtlara göre 22 Eylül 1945) kurulmuştur.
  • Bu partinin kurulmasıyla Türkiye'de çok partili hayata kesin olarak geçilmiştir.
  • Ekonomi alanında devletçilik yerine liberalizmi (serbest ekonomi) savunmuştur.
2. Demokrat Parti'nin (DP) Kurulması (1946)
  • 1945 yılı başlarında mecliste "Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu" üzerine yapılan tartışmalar, CHP içindeki ilk büyük muhalefet hareketini başlattı.
  • Haziran 1945'te CHP milletvekilleri olan Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Mehmet Fuat Köprülü, meclisin hükûmeti denetlemesi ve demokrasinin güçlendirilmesi talepleriyle parti grubuna bir önerge verdiler. Bu önergeye tarihte "Dörtlü Takrir" adı verilir.
  • İstekleri kabul edilmeyen bu isimler, partiden istifa etmiş/ihraç edilmiş ve 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti'yi (DP) kurmuşlardır.
⚠️ UYARI:
LGS'de Dörtlü Takrir'i veren kurucuları şıklarda elemeli olarak sorabilirler. İsimleri mutlaka aklında tut: Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Refik Koraltan.

🗳️ SEÇİMLER VE İKTİDAR DEĞİŞİMİ
Demokrat Parti'nin kurulmasıyla birlikte CHP, 1947'de yapılması planlanan seçimleri öne almış ve Türkiye tarihinde ilk kez birden fazla partinin katıldığı genel seçimler yapılmıştır.

🗓️ 1946 GENEL SEÇİMLERİ
🗓️ 1950 GENEL SEÇİMLERİ
Türkiye'nin ilk çok partili seçimidir.
Cumhuriyet tarihinin ikinci çok partili seçimidir.

İlk defa tek dereceli seçim sistemi uygulanmıştır.

Demokratik standartlara uygun olarak yapılmıştır.

Seçimler "Açık Oy, Gizli Sayım" kuralına göre, yargı denetimi olmadan yapılmıştır.

Seçimler "Gizli Oy, Açık Sayım" sistemine göre yapılmıştır.

Demokrat Parti ülke genelinde teşkilatlanmasını henüz tamamlayamadığı için seçimi kaybetmiştir.

Seçimi Demokrat Parti (DP) kazanmıştır.

Kazanan: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarını korudu (397 vekil). DP 61 vekil ile meclise muhalefet olarak girdi.

Kazanan: 1923'ten beri ülkeyi yöneten CHP iktidarı kaybetmiş, Demokrat Parti iktidar partisi olmuştur.

🛑 DİKKAT:
1946 seçimlerinde uygulanan "Açık Oy, Gizli Sayım" sistemi demokratik değildir, çünkü seçmenin kime oy verdiği herkes tarafından görülürken, oyların sayımı gizli yapılmıştır. 1950 yılındaki seçimlerde uygulanan "Gizli Oy, Açık Sayım" kuralı ise modern demokrasinin gereğidir.

✅ ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞİN SONUÇLARI
LGS sorularında sıkça karşılaşacağın çıkarım (yorum) cümleleri şunlardır:
  1. Demokratik devlet ve millî egemenlik anlayışı güçlenmiştir.
  2. Hükûmet işlerinin (iktidarın) meclis tarafından denetlenebilmesinin önü açılmıştır.
  3. Seçmenlere farklı partiler arasından tercih yapma imkânı sunulmuş, düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kalkmıştır.
  4. Farklı fikir ve düşüncelerin (çoğulculuğun) mecliste temsil edilmesi sağlanmıştır
 

Ekli dosyalar

Geri
Üst