Ders Notu Çevre Eğitimi ve İklim Değişikliği 5. Ünite Ders Notu- Maarif Modele Göre

Hatice Yılmazer

Çalışkan Üye
Üye
Katılım
9 Kas 2014
Mesajlar
253
Puanları
43
Yaş
126
Konum
üsküdar

ÇEVRE EĞİTİMİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ​

5. ÜNİTE: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UYUM (TÜRKİYE'DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ULUSAL VE ULUSLARARASI ÇALIŞMALAR) DERS NOTU​

1. Temel Kavramlar ve İklim Değişikliği​

Hava olayları gün içinde veya haftalık olarak hızla değişebilirken iklim çok daha geniş bir zamanı kapsar:

İklim: Yeryüzünün bir kesiminde veya tamamında uzun yıllar boyunca (en az 30 yıl) gözlenen hava şartlarının genel ortalamasıdır. İklim; canlıların yaşam koşullarını, su kaynaklarını ve doğal çevreyi doğrudan biçimlendirir.

İklim Değişikliği: Uzun yıllara ait hava şartlarının ortalamalarında ve mevsim döngülerinde tüm dünyada gözlenen kalıcı ve uzun vadeli değişimlerdir.

Su Stresi ve Su Fakirliği: Bir ülkede kişi başına düşen kullanılabilir tatlı su miktarının azalması durumudur. Türkiye günümüzde uluslararası indekslere göre su stresi yaşayan bir ülkedir; gerekli önlemler alınmazsa su fakiri olma riski taşımaktadır.

Uyum Sağlama (Adaptasyon): İklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarına (kuraklık, aşırı yağışlar vb.) karşı şehirleri, tarımı ve günlük yaşamı dirençli hâle getirme çabalarıdır.

2. İklim Değişikliğinin Ülkemizdeki Mevcut ve Olası Etkileri​

Türkiye, küresel iklim krizine karşı oldukça hassas bir coğrafya olan Akdeniz Havzası'nda yer almaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğinin ülkemiz üzerindeki olası etkileri çok yönlüdür:

Sıcaklık Artışı ve Sıcak Hava Dalgaları: Yüzyılın sonuna kadar ortalama sıcaklık artışının kötümser senaryoda $5,9^\circ\text{C}$'ye kadar çıkabileceği öngörülmektedir. Sıcaklık artışı özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde daha şiddetli hissedilecektir. $25^\circ\text{C}$'nin üzerindeki aşırı sıcak gün sayısı artacaktır.

Kuraklık ve Su Potansiyelinin Azalması: 2050 yılından itibaren yağışların belirgin şekilde azalması beklenmektedir. Kötümser senaryoya göre ülkemizin kullanılabilir su potansiyeli %40-45 oranında azalabilir. Özellikle Fırat-Dicle Havzası ile Konya Kapalı Havzası'nda ciddi su krizleri yaşanması öngörülmektedir.

Tarım, Hayvancılık ve Gıda Güvenliği: Sıcaklık artışı buharlaşmayı hızlandırır; tarımsal su stresini yükselterek ürün verimini ve hayvansal üretimi düşürür. Kurak dönemlerin ardından kuru toprağın suyu emememesi nedeniyle aniden düşen yağışlar şiddetli sellere yol açar.

Orman Yangınları ve Afetler: Düşük nem ve aşırı sıcaklıklar orman yangınlarının başlama ve yayılma riskini artırır. Şiddetli sağanaklar sonucu sel, taşkın ve heyelanlar daha sık görülür.

Ekonomi, Turizm ve Göç: Kışın kar örtüsünün azalması kış turizmini, aşırı sıcaklar ise yaz turizmini olumsuz etkiler. Kar erimesinin erken gerçekleşmesi akarsu rejimlerini ve barajlardaki hidroelektrik üretimini bozar. Su ve gıda kıtlığı, kırsaldan şehirlere doğru yaşanan göçleri tetikleyebilir.

3. İklim Değişikliğiyle Mücadelede Kurumlar ve İklim Kanunu​

İklim kriziyle mücadele yalnızca bireysel çabalara bırakılamaz; güçlü yasalar ve kurumsal mekanizmalar gerektirir.

İklim Değişikliğiyle Mücadele Eden Başlıca Kurumlarımız​

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB): İklim değişikliği politikalarının yürütüldüğü ana merkezdir. Bünyesindeki İklim Değişikliği Başkanlığı aracılığıyla ulusal strateji ve eylem planlarını koordine eder.

Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB): Su kaynaklarının yönetimi, kuraklıkla mücadele, ormanların korunması ve tarımsal üretim planlamasından sorumludur. Devlet Su İşleri (DSİ) ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM) bu bakanlığa bağlı çalışır.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD): İklim değişikliğine bağlı afet risklerinin (sel, taşkın, yangın) azaltılması, afet yönetim sistemleri ve afetlere dirençli şehirler kurulması alanında görev yapar.

Yerel Yönetimler (Belediyeler, Su ve Kanalizasyon İdareleri): Şehir ölçeğinde yağmur suyu hasadı, arıtılmış atık su ve gri su kullanımı ile yerel iklim eylem planlarını hayata geçirir.

Diğer Bakanlıklar: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temiz enerji dönüşümünü yürütür; Sağlık Bakanlığı iklimin insan sağlığına etkilerini takip eder; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ise ulaşım ağlarını iklime dayanıklı hâle getirir.

İklim Kanunu ve Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Hedefi​

İklim Kanunu, 9 Temmuz 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye bu kanunla çevre ve iklim politikalarını yasal güvenceye kavuşturmuştur.

2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi: Atmosfere salınan sera gazları ile yutak alanlarca tutulan karbon miktarının dengelenerek net sıfıra indirilmesi amaçlanır.

Kanunun Getirdiği Yenilikler:

İklim kaynaklı afetlere karşı afetlere dirençli şehirler inşa edilmesi.

Yenilenebilir enerji ve doğa dostu yeşil üretimin teşvik edilmesi.

Su ve gıda güvenliğinin yasal koruma altına alınması.

İklim Şurası'nın kurulması ve ulusal emisyon ticaret sisteminin oluşturulması.

4. Türkiye'nin Uluslararası Çalışmaları ve Antarktika Bilim Seferleri​

İklim değişikliği sınır tanımayan küresel bir problem olduğu için uluslararası bilimsel iş birliği şarttır.

Antarktika: Dünya'nın Doğal Termometresi: Antarktika, Dünya'nın küresel iklim ve soğutma sistemi olarak kabul edilir.

Türk Bilim İnsanlarının Çalışmaları: Türk bilim heyetleri, Horseshoe Adası'ndaki Shoesmith Buzulu gibi alanlarda buzul erimelerini ve deniz seviyesi yükselmelerini yerinde ölçmektedir.

Stratejik Önemi: Kutuplarda toplanan bilimsel veriler, Türkiye'nin kıyı alanlarını koruma ve su yönetimi politikalarına somut kanıt sağlar. Bu çalışmalar ülkemizin uluslararası bilim diplomasisindeki saygınlığını artırır.

BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları - Hedef 13 (İklim Eylemi): 2030 hedefleri arasında yer alan İklim Eylemi; iklim kaynaklı felaketlere karşı toplumların direncinin artırılmasını ve kamuoyunun bilinçlendirilmesini hedefler.

5. Yeşil Vatan, Mavi Vatan ve Bireysel Sorumluluklarımız​

Doğal varlıklarımızı korumak iklim kriziyle mücadelenin en güçlü zeminidir:

Yeşil Vatan: Ormanlarımız ve bitki örtümüzdür. Ağaçlar fotosentez yoluyla atmosferdeki karbondioksidi tutarak sera etkisini zayıflatır. Ağaç dikmek geleceğe nefes olmaktır.

Mavi Vatan: Denizlerimiz, göllerimiz ve tüm su varlıklarımızdır. Deniz kirliliğini önlemek ve su tasarrufu yapmak Mavi Vatan'a sahip çıkmaktır. TEKNOFEST gibi organizasyonlarda Mavi Vatan bilincine yönelik etkinlikler düzenlenmektedir.

Yeşil Beceriler: Kaynakları verimli kullanma, çevre dostu kararlar alma ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları kazanma yeteneğidir. Kısa mesafelerde bisiklet kullanmak, suyu tasarruflu harcamak, tek kullanımlık plastikleri bırakmak ve atıkları geri dönüştürmek her bireyin uygulayabileceği yeşil becerilerdir.

Eğitimde İklim Farkındalığı: Millî Eğitim Bakanlığı; EBA ve ÖBA platformları üzerinden düzenlediği eğitimler, çalıştaylar ve derslerle öğrencilere iklim farkındalığı ve sıfır atık bilinci kazandırmayı hedeflemektedir.

6. Tarihten Bugüne: Türkiye'de Coğrafya ve İklimin Öncüsü Prof. Dr. Sırrı Erinç (1918-2002)​

Türkiye'de modern coğrafya ve iklim biliminin kurucularındandır. Uzun yıllar İstanbul Üniversitesinde binlerce öğrenci yetiştirmiştir.

İklimin yalnızca anlık bir hava durumu olmadığını; yeryüzü şekillerini, karstik yapıları ve canlı yaşamını biçimlendiren temel güç olduğunu savunmuştur.

Türkiye'deki karstik yapılar ve Buzul Dönemi kalıntıları üzerine yaptığı araştırmalarla Dünya'nın bir hafızası olduğunu kanıtlamıştır.

Geçmişteki doğal iklim dalgalanmalarını bilimsel temele oturtarak günümüzdeki insan kaynaklı iklim krizini ve kuraklığı anlamamıza ışık tutan en önemli rehber bilim insanımızdır.

7. Yazılı Sınavı İçin Kritik Bilgiler ve Soru İpuçları​

İklim Kanunu Tarihi: Türkiye'nin İklim Kanunu 9 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hedef 2053 Net Sıfır Emisyondur.

Kar Örtüsünün Önemi Yanılgısı: Dağlardaki kar örtüsünün azalması yalnızca kış turizmini etkilemez. Karların erken erimesi veya yağmaması, yer altı sularının beslenememesine ve akarsu rejimlerinin bozulup yazın derelerin kurumasına yol açar.

Buharlaşma ve Tarım İlişkisi: Buharlaşmanın artması toprağı zenginleştirmez; aksine topraktaki nemi tüketerek tarımsal su stresini ve ürün kaybını artırır.

Kutsal Değer ve Hadis-i Şerif: Peygamber Efendimiz (sav): "Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikiniz." buyurarak doğayı ve yeşili korumanın her şartta en yüce görev olduğunu belirtmiştir.
 

Ekli dosyalar

Geri
Üst