www.devo.com.tr adresinde öğretmenler gününe özel eğitim materyallerinde çeşitli indirimler vardır.

Merhaba Ziyaretçi

testkutusu

Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

'8. Sınıf Ders Notları' forumunda erkanisanmaz tarafından 4 Şubat 2007 tarihinde açılan konu

  1. erkanisanmaz

    erkanisanmaz Site Yöneticisi Site Yetkilisi Admin

    Katılım:
    20 Ocak 2007
    Mesaj:
    5,360
    Alınan Beğeniler:
    979
    Ödül Puanları:
    113
    II- PARTİLER VE Ç0K PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ DENEMELERİ :
    1­- CUMHURİYET HALK FIRKASI(PARTİSİ) : 9 EYLÜL 1923

    CHF yeni Türkiye Devleti’nin ilk siyasal partisidir. TBMM’de II.Grubun giderek güçlenmeye başlaması ve Müdafaa-ı Hukuk grubu liderlerini ( başta M.Kemal) yönetimden uzaklaştırmak istemesi üzerine, M.Kemal Müdafaa-i Hukuk grubunun siyasal partiye dönüştürülmesini istedi.

    ARMHM Grubunun Halk Partisine dönüştürülmesindeki ana amaç meclis çoğunluğunu grubun yayınladığı “ 9 Umde-ilke” etrafında toplamak ve ülkeyi “ulusal egemenlik” doğrultusunda bir siyasal kuruluşa kavuşturmaktır.

    Partinin kuruluş çalışmaları sırasında (Ağustos 1923) hazırlanan “Parti Tüzüğü” CHF’nin ihtilalci- devrimci bir yapıya sahip olduğunu ve yeni Türkiye Devleti’nin çağdaş ve modern bir devlet yapısına kavuşturulmasını esas aldığını belirlemektedir.

    Parti, 1931 yılına kadar ekonomide liberalizmi benimsemiştir. 1931’den sonra devletçilik ilkesini benimsedi.

    1927’deki II. Büyük kongresi ile birlikte, daha sonra Atatürk İlkeleri olacak olan, altı temel ilke önce CHF tüzüğüne, daha sonra da Anayasa’ya (1937) girerek yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanaklarından biri olacaktır.



    2- TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI (TPCF) (17 KASIM 1924- 5 HAZİRAN 1925)

    TBMM’de Müdafaa-i Hukuk grubunun karşısında yer alan II.Grup önde gelenleri tarafından CHF’nin uygulamalarına ve yapılan devrimlere karşı oluşturuldu. Kurucuları arasında Kurtuluş Savaşı komutanlarından Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Adnan Adıvar gibi önemli isimler yer almaktadır.

    TPCF, CHF gibi devrimci bir yapıya sahip değildir. Parti, devrimlerin evrimci bir çizgide ve kendiliğinden gelişmesi gerektiğini savunmuş, Cumhuriyet’e karşı tavır almıştır.

    Parti programında yer alan “Partimiz dini inançlara saygılıdır” ilkesi, CHF’nin dini inançlara saygılı olmadığı gibi bir anlayışın ortaya çıkmasına yol açmış ve devrimlerden zarar görenlerin ve eski teokratik yapının devam etmesini isteyenlerin bir araya gelerek örgütlendikleri bir partiye dönüşmüştür.

    TPCF ekonomide liberal sistemi benimsemiştir.

    Parti, Şeyh Sait İsyanının çıkmasına neden olduğu gerekçesiyle 5 Haziran 1925’te Takrir-i Sükun Kanunu gereğince kapatıldı. Parti ileri gelenleri İstiklal Mahkemelerince yargılandılar. Suçlu görülenler cezalandırıldı.


    SERBEST CUMHURİYET FIRKASI (SCF) : 12 AĞUSTOS - 18 ARALIK 1930

    Takrir-i Sükun döneminin toplumda, basında ve TBMM’de oluşturduğu ve giderek yaygınlık kazanmaya başlayan huzursuzlukların çözümünün çok partili siyasal yaşama geçmekle bulunabileceğinin anlaşılması üzerine Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) kuruldu. Böylece, cumhuriyetin en belirgin nitelikleri olan halk egemenliğine ve laikliğe bağlı kalma koşuluyla ılımlı ve güvenilir kişilerin öncülüğünde kurulacak ikinci bir partinin kimi sıkıntıları gidereceği ve CHF’nin olduğu kadar hükümetin de daha etkin bir biçimde denetlenebileceği düşünülüyordu. Bu nedenle, Atatürk yeni bir partinin kurulması için doğrudan harekete geçerek bu sırada Paris Büyükelçisi olarak görev yapan Fethi OKYAR’ı SCF’yi kurmakla görevlendirdi. Okyar’ın dile getirdiği endişeleri de ortadan kaldırmak için kardeşi Makbule (Atadan) Hanım’ın da bu partinin kurucu üyeleri arasına katılmasını sağladı.

    SCF, kuruluş bildirgesinde devrimlere bağlı kalacağını ve laikliğe aykırı davranmayacağını ilan ediyordu. Ancak, devrimlere karşıt olan kişiler Takrir-i Sükun Kanunu’nun yarattığı baskı ortamı nedeniyle büyük bir suskunluğa girerek etkinliklerini gizlice yürütmeye çalışmışlardı. SCF’nin kuruluşuyla birlikte bu kesim kolayca örgütlenebilecekleri bir ortama kavuşmuş oldular. Ve kısa bir süre sonra parti içinde etkin olmaya başladılar. Bu süreçte parti yönetimi ile taşra teşkilatı arasındaki bağ kopmaya başladı ve rejim karşıtları parti yönetimini dinlemez oldular. Fethi Bey’in yurt gezileri rejim karşıtları tarafından kısa bir süre içinde cumhuriyete ve devrimlere karşı bir gövde gösterisi haline getirilmeye başlandı. Bunun üzerine Fethi Bey, Parti’yi kontrol edemeyince, 18 Aralık 1930’da Partinin kapatıldığını ilan etti.

    SCF, ekonomik model olarak liberal sistemi benimsemiştir.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş