www.devo.com.tr adresinde öğretmenler gününe özel eğitim materyallerinde çeşitli indirimler vardır.

Merhaba Ziyaretçi

testkutusu

PKK Saldırıyor, Peki Biz Ne Yapmalıyız?

'Serbest Kürsü' forumunda sevimli tarafından 21 Haziran 2007 tarihinde açılan konu

  1. sevimli

    sevimli "İyilik büyüktür, küçükte olsa" Üye

    Katılım:
    2 Mart 2007
    Mesaj:
    562
    Alınan Beğeniler:
    2
    Ödül Puanları:
    16
    PKK Saldırıyor, Peki Biz Ne Yapmalıyız?

    “Barzanistan” yani Kuzey Irak kontrol altına alınabilir ise Türkiye’nin, PKK’nın temsil ettiği terör sürecini ezmesi için

    gereken şartlar oluşacaktır. Artık Türkiye, üniter devlet çatısı altında tek millet, tek devlet, tek dil, tek bayrak

    hedefini korumak ve takviye etmek amacı ile PKK’yı ortadan kaldıracak bir programı uygulamaya koyabilir. Millî

    bütünlüğün sağlanması olarak adlandırabileceğimiz bu program çok boyutlu olmalıdır. Yani, PKK fesadının ortaya

    çıkardığı çok boyutlu tahribatı ortadan kaldıracak önlemler geliştirilmelidir.

    Bunlar sırası ile 1- Siyasi Önlemler, 2- Bürokratik Önlemler, 3-Toplumsal Rehabilitasyon Önlemleri, 4-Toplumsal

    Önlemler, 5- Kültürel Önlemler, 6- İstihbarati Önlemler, 7- Polisiye Önlemler, 8- Hukuki Önlemler, 9- Ekonomik

    Önlemler, 10- Diplomatik Önlemler ve 11- Askeri Önlemlerdir. Diğer Önlemleri ele almadan, bu yazı çerçevesinde

    sadece alınması gereken askeri önlemlere değineceğiz.

    Terörle mücadelenin en önemli bileşeni muhakkak ki askeri yöntem ve önlemler bütünüdür. Türkiye, 21 seneden bu

    yana PKK terörüne karşı düşük yoğunluklu çatışma tarihine, özellikle 1992 sonundan itibaren 1999′a kadar süren ve

    ileride düşük yoğunluklu çatışma tarihi kitaplarında büyük bir başarı olarak övülecek ve dersler çıkarılacak bir mücadele

    vermiştir.

    Türkiye terörle mücadele için çok pahalı bir bedel ödeyerek para ile satın alınması mümkün olmayan ve bedeli kanla

    ödenen deneyimler elde etmiştir. Ancak terörle mücadelede elde edilen deneyimlerin “Eğitim-Doktrin Komutanlığı”nda

    (EDOK) son yıllarda yapılan çalışmalara rağmen teorik zemine yeterince aktarıldığı, bugüne ve gelecek nesillere intikal

    ettirildiği söylenemez.

    Askeri mücadelenin esası, geçmişten alınan dersleri mücadelede mükemmelleşmeye ulaşacak şekilde geliştirmek

    olmalıdır. Bunun için EDOK bünyesindeki çalışmalara yeni bir boyut verilmelidir. Güneydoğu Anadolu’da görev yapmış

    emekli ve muvazzaf general ve subayların deneyimleri üzerinde çalışan, bu deneyimlerden hareketle gelecek mücadele

    konseptleri geliştiren bir “Düşük Yoğunluklu Çatışmalar Enstitüsü” kurulmalıdır.

    Geçmişten alınan dersler ile teröre karşı verilen mücadele mükemmelleştirilirken savaşın stratejik ve teknolojik niteliği

    konusunda bir yenilenmenin şart olduğu da göz önünde tutulmalıdır. 1984′den bu yana PKK ile mücadelede temel

    hedef mümkün olduğunca fazla PKK’lı öldürmek olmuştur. Hatta PKK’lı ölü sayısı başarının ölçüsü olarak görülmüştür.

    Bunun için elde PKK’lı cesedi olmadığı durumlarda da “tahmini” PKK’lı ceset sayısı resmi belgelere başarının ölçüsü

    olarak girmiştir.

    Oysa öldürülen her PKK’lı (çok büyük ölçüde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı yani Anayasamıza göre Türk) kısa vadede

    örgütü zayıflatsa da uzun vadede öldürülen gençlerin ailelerini terör örgütünün kucağına itmiştir. PKK’ya karşı askeri

    mücadele bu gerçek göz önünde tutularak, yeni bir askeri stratejik zemin üzerine oturtulmalıdır. Askerî mücadelenin

    hedefi, daha fazla ölü PKK’lı değil, PKK’nın kırsal alanda hareket ve eylem gücünün mutlak şekilde kırılması üzerine

    oturtulmalıdır.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş