www.devo.com.tr adresinde öğretmenler gününe özel eğitim materyallerinde çeşitli indirimler vardır.

Merhaba Ziyaretçi

testkutusu

Kaşgarlı Mahmud

'İpek Yolunda Türkler' forumunda Performans tarafından 25 Eylül 2007 tarihinde açılan konu

  1. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    9
    Ödül Puanları:
    38
    Ders:Sosyal Bilgiler
    Ünite:İpek Yolu’nda Türkler
    Konu:

    KAŞGARLI MAHMUD’UN HAYATI

    Kaşgarlı Mahmud’un hayatı hakkındaki bilgilerimiz eserinin önsözünde belirttiklerinden öteye geçemiyor. Babası ve dedesi Barsganlı olmasına rağmen Mahmud Kaşgar’da doğmuştur. Babasının buraya daha sonraları göç ettiği anlaşılıyor. Onun ne zaman doğup, ne zaman öldüğü ise kesin olarak belli değildir. Bununla beraber bazı varsayımlar yaparak; mesela eserin yazılış ve halifeye sunuluş tarihini esas alarak (464-466/1072-1074) onun 11. yüzyılın birinci yarısında dünyaya gelip, ikinci yarısında vefat ettiğini söyleyebiliriz. Ama bu bir varsayım olmaktan öteye geçemez. Eserinin önsözünde belirttiğine göre adının Mahmud, babasının adının Hüseyin, dedesinin adının ise Mehmed olduğunu anlıyoruz.Yine eserinde belirttiğine göre soylu bir aileden gelmekte, iyi silah kullanmakta ve dilin gramerini iyi bilmektedir. Sözlerinden öyle anlaşılıyor ki, eserini yazmak için iyi bir hazırlık devresi geçirmiş ondan sonra eserini yazmaya başlamıştır.
    Onun böyle bir eser yazdığına bakılırsa; iyi bir eğitim aldığı, Arapça’yı ve Türkçe’yi en ince detaylarına kadar -bir sözlük yazabilecek kadar- bildiği söylenebilir.
    Kaşgarlı Mahmud’un ne zaman ve nerede öldüğü kesin olarak bilinmemektedir.


    ESERLERİ


    Kaşgarlının günümüze kadar ulaşan eserinin adı Divânü Lügâti’t-Türk’tür. O, bir eseri daha olduğunu divanında söylemekle beraber bu eser henüz bulunamamıştır. Bulunamayan bu eserin adı Kitâbı Cevâhir el-Nahvi fî Lügâti’t-Türk’tür. Kaşgarlı Divânü Lügâti’t-Türk’ü yazış amacını eserinin önsözünde şöyle belirtiyor: “Türk dili ile Arap dilinin at başı beraber yürüdükleri bilinsin diye...” yani o eserini yabancılara, özellikle de Araplar’a Türkçe’nin üstün bir dil olduğunu ve diğer dillerle yarışabilecek seviyede olduğunu belirtmek için yazmıştır. Eserini yazmak için Türklerin bir çok şehrini gezmiş, dolaşmış ve birçok not aldıktan sonra eserini yazmaya koyulmuştur. İyi bir hazırlanma ve çalışma neticesinde ortaya çıkan bu eser bize XI. yüzyıldaki Türklerin tarihi, coğrafyası, kültürü, folkloru, yaşayışı, edebiyatı, belli başlı yerleri, belli başlı kişileri, günlük hayatta sık sık kullanılan kelimeleri vb. birçok özelliğini yansıtmaktadır. Bu yönüyle eser, Türk tarihinde bir “hazine” sayılmaktadır. Yazar, yukarıda saydığımız özellikleri lügatine seçmiş olduğu kelimeleri örneklerken kullanmıştır ve bunda da çok başarılı olmuştur. Normalde eser bir sözlük olmasına rağmen seçtiği örneklere baktığımızda gerek savlar (atasözleri), sagular (ağıt), beyitler, çeşitli şiir parçaları, deyimler ve gerekse de çeşitli yer adlarına ve kişi adlarına rastlamaktayız.
    Bizim konumuz divanda geçen savlar, halk edebiyatı unsurları, beyitler ve çeşitli şiirlerdir. Kaşgarlı lügatine almış olduğu sözcükleri açıkladıktan sonra onları daha anlaşılır kılabilmek için sözcükleri cümle içerisinde örnekleme yoluna gitmiştir. Bu yola başvurduğunda ise örnek olarak da sıradan cümleler değil, o zaman halk arasında kullanılmakta olan savlar (atasözü), sagular (ağıt), destanlar, beyitler, dörtlükler, koşuklar, deyimler veya çeşitli edebî cümleleri almıştır. Bu yolla sözcüklerin daha kolay anlaşılmasını ve aynı zamanda akılda daha çok kalmasını sağlamıştır.

    SONUÇ

    Elimizdeki bu eser yabancılara özellikle de Araplar’a Türkçeyi öğretmek için yazılmıştır. Kimi dilcilerimize göre de bu eser şuurlu bir milliyetçi olan ve Türk dilinin zenginliğini bilen Kaşgarlı’nın onun bu özelliğini başkalarına da anlatmak istemesidir. Her ne amaçla yazılmış olursa olsun bu eser Türk dil ve kültür tarihimizin bir “hazinesi” konumundadır. Görünüşte bir gramer kitabı olan Divânü Lügâti’t-Türk içerik olarak çok zengindir. Divanda o zamanki Türk dünyasının dili, kültürü, folkloru, tarihi, coğrafyası, vb. özelliklerin verilmiş olması onu daha da önemli kılmaktadır. Eseri asıl önemli kılan da budur zaten. Bu eser aynı zamanda Türk dilinin ilk Türkçe sözlüğü olmasıyla da önemlidir. Eserin tanıtımı daha iyi yapılmalı ilköğretimde, ortaöğretimde ve yükseköğretimde öğrencilerin kapasitelerine göre yavaş yavaş verilmeli, bu kültür hazinemiz herkese öğretilmelidir

    Yukarıda belirttiğimiz türleri örneklendirerek konumuzu sonlandırmak istiyoruz. Eserde geçen sav, sagu, koşuk, destan parçalarından ve deyimlerden bazıları şunlardır.
    Her dörtlüğün altında kalın yazılarla türkçesi verilmiştir.

    SAGU (Alp Er Tonga Mersiyesi)

    Alp Er Tonga öldi mü
    Issız ajun kaldı mu
    Ödlek öçin aldı mu
    Emdi yürek yırtılur
    Yiğit Er Tonga öldü mü?
    Fâni dünya kaldı mı?
    Zaman öcünü aldı mı?
    Şimdi yürek yırtılır.

    Uluşıp eren börleyü
    Yırtın yaka ırlayu
    Sıkrıp üni yurlayı
    Sığtap közi örtilür
    Erenler tıpkı kurt gibi uluşuyorlar
    Yaka yırtarcasına bağrışıyorlar
    Seslerinin tüm kuvvetleriyle haykırarak
    Gözleri örtülünceye kadar ağlıyorlar
    Bardı közüm yarukı
    Aldı özüm konukı
    Kandı erinç kanıkı
    Emdi udın udgarur
    Gözümün feri söndü
    Onunla birlikte ruhum da gitti
    Şimdi o kim bilsin nerelerdedir
    Şimdi o, uykudan uyandırıyor.

    DESTAN (Uygurlara Karşı Bir Savaş destanından)

    Kemi içre olturup
    Ila suvın keçtimiz
    Uygur tapa başlanup
    Mınglak ilin açtımız
    Gemi içerisinde oturarak
    Ila suyunu geçtik
    Uygurlara karşı durmakla
    Mınglak ilini fethettik

    Ağdı kızıl bayrak
    Toğdı kara toprak
    Yetişü kelip oğrak
    Tokışıp anın geçtimiz
    Kızıl bayrak yükseldi
    Kara toprak canlandı
    Oğrak binicileri de yetişip
    Savaşa tutuşarak geciktik

    KOŞUK


    Keldü esin esneyü
    Kadka tükel osnayu
    Kirdi bodun kasnayu
    Kar bulut kükreşür

    Kara buz kamu erüşdi
    Taglar suvı akışdı
    Kökşin bulıt örüşdi
    Kayguk bolıp ögrişür

    Tümen çiçek tizildi
    Bükünden ol yazıldı
    Üküş atıp özeldi
    Yirde kopa adrışur

    Günümüz Türkçesiyle:

    Rüzgar eserek geldi
    Kar tipisine benziyordu
    Halk titreyerek (evlere)girdi
    Kara bulutlar gürlüyor

    Karlar ve buzlar hep eridi
    Dağların suyu (seller halinde) aktı
    Mavimtırak bulutlar belirdi

    (Bunlar, deniz üstündeki) kayıklar gibi (Havada sallanıp duruyor)

    SAVLAR


    1. Aç ne yimes, tok ne times.
    2. Alın arslan tutar, küçin sıçgan tutmas.
    3. Bir karga birle kış kelmes.
    4. Böri koşnısın yimes.
    5. Ermegüke bulıt yük bolır.
    6. Efdeki buzagı öküz bolmas.
    7. İt ısırmaz, at tepmes time.
    8. Tag taga kavuşmas, kiş kişike kavuşur.
    9. Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğri tir.
    10. Kanıg kan bile yumas.

    Günümüz Türkçesiyle:
    1. Aç ne yemez, tok ne demez.
    2. Al (Hile) ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
    3. Bir karga ile kış gelmez.
    4. Kurt komşusunu yemez.
    5. Tembele bulut yük olur.
    6. Evdeki buzağı öküz olmaz.
    7. İt ısırmaz, at tepmez deme.
    8. Dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiye kavuşur.
    9. Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der.
    10. Kanı kanla yıkamazlar
     
  2. BUÐRAHAN

    BUÐRAHAN Yeni Üye Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2009
    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
  3. sosyalll1360

    sosyalll1360 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2009
    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    slayt yapsaydın daha süper olurdu en yakın zamanda slyt oluştr bence[color=#620000
     
  4. 40alper40

    40alper40 Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2008
    Mesaj:
    46
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    6
    bilgi için sağolun kısacası 6 sınıflar için gerekli olan kaşgarlı mahmut karahanlı devletinin önemli kişilerindendir.Kaşgarlı Mahmut’un en önemli eseri Divan-ı Lügat-it Türk’tür.Türkçe sözlüktür ve Türkçenin Arapça’dan üstün olduğunu göstermek için yazılmıştır.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş