www.devo.com.tr adresinde öğretmenler gününe özel eğitim materyallerinde çeşitli indirimler vardır.

Merhaba Ziyaretçi

testkutusu

Hukuk ve Aile

'Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar' forumunda erkanisanmaz tarafından 16 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. erkanisanmaz

    erkanisanmaz Site Yöneticisi Site Yetkilisi Admin

    Katılım:
    20 Ocak 2007
    Mesaj:
    5,362
    Alınan Beğeniler:
    971
    Ödül Puanları:
    113
    Yeni Türkiye devletinin kurulmasıyla eski yönetimin işlerliğini kaybetmiş bütün kurum ve kuruluşlarının da yeni bir yapıya oturtulması gerekmişti. Çünkü Osmanlı devletindeki bazı uygulamalar, geçmiş yıllarda sorunsuz işlemiş olsalar da, değişen ve gelişen koşullar karşısında aksaklıklar meydana gelmiştir. Bu bozulan kurumlardan biri de adalet kurumudur. Atatürk, bu başıbozukluğu ve çözüm yolunu şöyle açıklamıştır:

    “Önemli olan nokta , adalet anlayışımızı, kanunlarımızı, adalet teşkilatımızı, şimdiye kadar bizi şuurlu, şuursuz tesir altında bulunduran, asrın gereklerine uygun olmayan bağlardan bir an evvel kurtarmaktır. Millet, her medeni memlekette olan adalet işlerindeki ilerlemenin, memleketin ihtiyaçlarına uyan esaslarını istiyor. Millet hızlı ve kesin adaleti temin eden medeni usulleri istiyor. Milletin arzu ve ihtiyacına tabi olarak adalet işlerimizde her türlü tesirlerden cesaretle silkinmek ve hızlı ilerlemelere atılmakla asla tereddüt olunmamak lazımdır. Medeni hukukta, aile hukukunda takip edeceğimiz yol ancak medeniyet yolu olacaktır. Hukukta idare-i maslahat ve hurafelere bağlılık, milletleri uyanmaktan men eden en ağır bir kabustur. Türk Milleti, üzerinde böyle bir ağırlık bulunduramaz.”

    “…Milletin ateşli inkılap hamleleri esnasında sinmeye mecbur kalan eski kanun hükümleri, eski hukukçular gayret ve çalışma gösterenlerin etki ve ateşi yavaşlamaya başlar başlamaz derhal canlanarak inkılap esaslarını ve onun samimi takipçilerini ve onların aziz ülkülerini mahkum etmek için fırsat beklerler…”

    “Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yabancı uyrukluların yargılanmasının kendi konsolosluklarına bırakılması bağımsızlık hakkıyla uyum göstermiyordu. Bu durum, Osmanlı adalet sisteminde onarılması güç yaralar açmıştı. Her ne kadar Lozan hükümleri uyarınca bu adli kapitülasyonlar kaldırılıyorsa da; yine de merkezden yönetilen adalet düzeni oluşturulması mümkün olamıyordu.”

    1-)Anayasa’nın Kabulü

    2-)Türk Medeni Kanunu

    1-)ANAYASANIN KABULÜ (TEŞKİLÂTI ESASİYE KANUNU)

    Anayasa, bir devletin kuruluşunu ve fertlerin hürriyetlerini düzenleyen temel kanundur. Devletin yönetim biçimi, nitelikleri, yasama, yürütme ve yargı organlarının kuruluşu, görev ve yetkileri, fertlerin ne gibi hak ve özgürlüklere sahip olduklarını ana kurallarla belirler. Hiçbir kanun, anayasaya aykırı olamaz.

    Yeni Türk devletinin ilk anayasası 20 Ocak 1921′de kabul edildi. Kabul edilen bu anayasa, olağanüstü bir dönemde hazırlanmış kısa ve öz bir anayasa özelliği taşımaktaydı. Bu anayasanın bazı maddeleri şunlardır:

    - Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir (mad. 1).

    - Yürütme ve yasama yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanır (mad. 2).

    1921 Anayasasında devletin şekliyle ilgili bir hüküm yoktur.

    Millî egemenlik anlayışının doğal sonucu olan cumhuriyet adının konması sonraya bırakılmıştır.

    29 Ekim 1923′te bu anayasaya “Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.” maddesi eklenerek, devletin şekliyle ilgili eksiklik giderildi.

    Cumhuriyetin ilânından sonra yeni ihtiyaçları karşılayacak bir anayasa gerekiyordu. Bu amaçla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuruldu. Bu komisyonun hazırladığı anayasa tasarısı 20 Nisan 1924′te kabul edildi. Bu anayasa bazı değişikliklerle 1960 yılına kadar yürürlükte kaldı.

    2-) TÜRK MEDENİ KANUNU VE TÜRK CEZA KANUNU

    Medenî kanun, kişi, aile, miras ve eşya hukukuyla ilgili münasebetleri düzenleyen kanundur. Kişilerin hak ve ödevleri, ailenin kuruluşu, miras ilişkilerinin düzenlenmesi, medenî kanunun konuları içine girer.

    Osmanlı Devleti on dokuzuncu yüzyıl sonlarında “Mecelle” adıyla bir medenî kanunu yürürlüğe koydu. Ancak bu kanun da zaman içerisinde yetersiz kaldı.

    Yeni kurulan Türk devletinin, çağdaş bir toplum düzenine ulaşabilmesi için günün şartlarına uygun bir medenî kanun gerekiyordu. Bunun için ya yeni bir kanun hazırlanacaktı ya da ileri bir ülkenin kanunları alınacaktı. Yeni bir kanunun hazırlanması uzun bir zaman alabilirdi.

    İnkılâpların hızla gerçekleştirildiği ülkemizde uzun süre beklenmesi uygun değildi. Sonunda, dünya medenî kanunlarının en yenisi, en pratiği ve en demokratiği olan İsviçre Medenî Kanunu’nun alınması kabul edildi. Hukuk uzmanlarından oluşan bir kurul bu kanunu Türkçe’ye çevirip bazı eklemelerle Türk Medenî Kanunu’nu hazırladılar. Lâik hukuk sisteminin temeli olan bu kanun 17 Şubat 1926′da meclis tarafından kabul edilip, 4 Ekim 1926′da yürürlüğe girdi.

    Bu kanunla; kadın ve erkek eşitliği sağlandı. Kadın hem günlük hayatta hem de ekonomik hayatta erkekle eşit haklara sahip oldu. İstediği mesleğe girme hakkına sahip oldu. Tek kadınla evlenme ve resmî nikâh esası getirildi. Miras konusunda eşitlik sağlandı. Bu şekilde Türk aile hayatı yeniden düzenlendi.

    Türk Medenî Kanunu’nun kabul edilmesiyle, bütün hukuk kurallarımızın lâik esaslara göre yeniden düzenlenmesi için diğer kanunlar da değiştirildi. Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Ceza Kanunu yeniden hazırlanarak yürürlüğe girdi.

    Hukuk alanındaki inkılâplar ülkemizde zihniyet değişikliğine zemin hazırlamış, hukukî ve sosyal hayatı kökten etkilemiştir.

    - Toplumumuza en uygun ve en kolay uygulanabilir İsviçre Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanun;

    a.) Avrupa Medeni kanunların en yenisi olması

    b.) Sorulara akılcı ve kolay çözümler getirmesi

    c.) İfadesinin sade ve anlaşılır olması.

    d.) Kadın-erkek eşitliğine dayamam aile hukukunun iyi düzenleşmiş olması

    özelliklerini taşıyordu.

    Türk Medeni Kanunu ile…

    - Kadın-erkek eşitliği sağlandı.

    - Mirasta ve şahitlikte eşitlik.

    - Resmi nikah usulü.

    - Tek kadınla evlilik.

    - Kadına da boşanma ve istediği mesleğe girebilme hakkı tanındı.

    ÖNEMİ: Böylece Türk ailesinin kuruluş ve işleyişi çağdaş ve demokratik kurallara dayandırılmış ve hukuk birliği sağlamış oldu.

    Medeni kanunun kabulünden sonra Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu, suçluların işledikleri bir suçtan dolayı cezalandırılmasından çok onların eğiterek, bir daha suç işlememeleri sağlayacak bir anlayış hazırlandı.
     
  2. rahmiimrah

    rahmiimrah Üye Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2008
    Mesaj:
    8
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
  3. What DedinGülüm

    What DedinGülüm ATIN İYİSİNE DORU,YİĞİDİN İYİSİNE DELİ DERLER Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2009
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Hukuk ve Aile

    SAĞOLUN HOCAM BU İYİ GELDİ GERÇEKTEN
     
  4. cemrebernam

    cemrebernam Yeni Üye Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2009
    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Hukuk ve Aile

    saqoLun qerCektende ı$e Yaradı!!!
     
  5. 36191238564

    36191238564 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2011
    Mesaj:
    2
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Hukuk ve Aile

    hocam bunun slaytı yok mu?
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş