www.devo.com.tr adresinde öğretmenler gününe özel eğitim materyallerinde çeşitli indirimler vardır.

Merhaba Ziyaretçi

testkutusu

Çanakkale Zaferi Hazır Program

'18 Mart Çanakkale Zaferi' forumunda erkanisanmaz tarafından 31 Ocak 2007 tarihinde açılan konu

  1. erkanisanmaz

    erkanisanmaz Site Yöneticisi Site Yetkilisi Admin

    Katılım:
    20 Ocak 2007
    Mesaj:
    5,362
    Alınan Beğeniler:
    990
    Ödül Puanları:
    113
    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ


    1. BÖLÜM:



    Sahnede yaşlı kadın, Elif ve Halil vardır. Elif kucağındaki bebeğini sallar. Yaşlı kadın çıkına giysiler koymaktadır.



    ( Allı Turnam türküsü)



    Nine- Eh yiğidim, vakit tamamdır. ( Hazırladığı çıkını eline alıp ayağa kalkar.) Yaşlı anandan sana dünyalık, şu çıkının içindekilerdir. Ama benim oğlumdan, dokuz ay karnımda taşıyıp, ak sütümden emzirdiğim yiğidimden şimdi dileyeceğim hem dünyalık hem de ahretliktir.

    ( Dik dik oğluna bakar, sesini yükseltir)

    Düşman gelmiş dayanmış Çanakkale’ ye ha! O düşman bilmez mi ki, senin buban şehittir! O düşman bilmez mi ki şehitlerin, gazilerin oğluyla doludur bu topraklar! ( Elif’in kucağındaki bebeği işaret ederek)

    Şuncağız çocuk büyümeyecek mi zanneder! Hadi oğlum, yolun açık ola… Babanı şehit edenlerin gözü şimdi senin koruduğun topraklarda… Vatan sana emanet! Sırasıdır, koru toprağını. Koru ki oğlun seninle gurur duysun!



    Halil- Garip Anam! Oğlun sana kurban olsun. Sencileyin anaların büyüttüğü bu evlatlar, ölür: ama bir karış toprağını bile vermez düşmana! Gönlün rahat olsun anam, evladın sana layık olacak! Ver elini öpeyim.Bu gidişin dönüşü olmayabilir, hakkını helal et! Kadınım, çocuğum sana emanet. Dönemezsem oğlumu da beni eğittiğince yetiştir.



    Nine- Halilim, ak sütüm helal sana! Allah gazanızı mübarek etsin! Emanetlerin için gözün arkada kalmasın, ben yemem yediririm onlara. Ben üşürüm; onları ateşsiz bırakmam. Gönül huzuruyla git yiğidim!



    ( Halil, anasının elini öper, sarılır. Elif’e de sarılır. Elif bu sırada sessiz ağlamaktadır. Halil sahneden çıkar. Onun arkasından da nine ve Elif çıkarlar.)



    ( Çökertme türküsü söylenir)




    2. BÖLÜM:



    ( Elif sahneye gelir. Sırtında çocuğu bağlıdır. Elinde bir çalı vardır. Öküzü yerdedir. Ölmek üzeredir. Ona doğru eğilir. Ve şiirini okur.)



    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,

    Süs beni, öldür beni, koma yollarda beni,

    Geçer götürür ana, çocuk mermisini askerciğin,

    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.

    Bak hele, üzerimden ses seda uzaklaşır,

    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.



    1. erkek- Kocabaş yığıldı çamura,

    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,

    Örtüldü gözleri, örtüldü hep.

    Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı bacım!

    Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifçik

    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

    ( Hoş Gelişler Ola türküsü)

    1



    1. BÖLÜM:



    1. ER- ( Sahneye fırlar) Salih Onbaşı, Salih Onbaşım!

    Salih- ( Sahneye gelir) Ne var asker?

    1.ER- ( Selam verir) Onbaşım, hücum emri geldi! Telsizle Yüzbaşı Mahmut Bey bizim bölüğün 5.

    orduya katılmasını emretti komutanım!

    Salih- Nihayet! ( Bu arada diğer askerler hazır olda durmaktadır. Salih onlara döner ve haykırır)

    Bugün düğün günüdür yiğitlerim! İşte günlerdir beklediğimiz gün geldi! Günlerdir buğday çorbasından

    içtik kurşun atmadan, şimdi bu çorbanın hakkını verme zamanıdır. Biz buraya savaşmaya geldik. Düşman Seddülbahir’den karaya çıktı. Onları ilk karşılayanlar bizler olacağız. Ne mutlu bize ki ilk şehitlerden olacağız! Vatan şimdi sizden zafer bekler! Kanınızı vermeye hazır mısınız?



    ( askerler yüksek sesle haykırır)- KANIMIZ, CANIMIZ VATANA HELAL OLSUN!





    1. SES- Ben bilirim yüreğimi

    Yüreğim kan

    Dut kırmızısı al gelincik

    Bu sevgiyi dokur durur

    Yüreğim VATAN!





    KORO- Ateş çevresinde uçuşan / pervaneler gibiydiler

    Uğradılar ceylanlar gibi / yağlı kurşunlara

    Sivaslı, Malatyalı anaların / çocuklarıydılar

    Onlar ki / bütün ANADOLUYDULAR







    2. SES- Mehmet’im koynunda yatmaya geldim

    Zaferin tadını tatmaya geldim!





    3.SES- BU VATAN KİMİN?





    KORO- İleri atılıp / sellercesine

    Alnından vurulup / tam ercesine

    Bir gül bahcesine / girercesine

    Şu kara toprağa / girenlerindir







    1. SES- Mehmet’im koynunda yatmaya geldim

    Kanına terimi katmaya geldim!





    Kız öğrenci- O kadar dolu ki toprağın şanla

    Bir değil sanki bin vatan gibisin

    Yüce dağlarına çöken dumanla
    Göklerde yazılı destan gibisin





    KORO- Vurulmuşum / toprağına taşına

    Yerde gezen / gökte uçan kuşuna

    Baharına yazına / kara kışına

    Vurulmuşum





    3.SES- BU VATAN KİMİN?





    KORO- Tarihin dilinden / düşmez bu destan

    Nehirler gazidir / dağlar kahraman

    Her taşı / bir yakut olan / bu vatan

    Can verme sırrına / erenlerindir







    ATATÜRK- Türk’ün gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa, mahvolsun daha iyidir!

    Öyleyse YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!







    KIZ ÖĞRENCİ- Ovalarda bir türkü koyunlu kuzulu

    Bir sevda çıkmazında yitmiş çağlar…

    Kimbilir hangi türkünün ardında gizli

    Gülünce yeşillenen bağlar…





    Bir gün aydınlıklara doğar toprak yüzler

    Sınırlara meydan okunur

    Şafaklarla gelen ferman üzre

    Uyanmaya görsün insanlarım

    Çağ devrilir harman üzre







    KORO- Varsın aksın hasretin / boz bulanık selleri

    Ben şimdi / hudutlarla yarışmaktayım

    Söylenen benim / bayrak bayrak dillerde

    Üçlere / yedilere / kırklara karışmaktayım





    ( Çanakkale türküsü)











    NOT : Oratoryo bölümünde fon müziği veya canlı saz eşliğinde sunum gösteriyi çok daha anlamlı kılmaktadır.İstenirse efektler de eklenebilir.

    Biray AKÇAY
     
  2. erkanisanmaz

    erkanisanmaz Site Yöneticisi Site Yetkilisi Admin

    Katılım:
    20 Ocak 2007
    Mesaj:
    5,362
    Alınan Beğeniler:
    990
    Ödül Puanları:
    113
    Ynt: Çanakkale Geçilmez Orotoryosu

    Başka Bir Orotoryo
    ÇANAKKALE DESTANI
    Çanakkale içinde aynalı çarşı
    Ana ben gidiyoooo m düşmana karşı
    Oooof gençliğim eyvah.... .

    Çanakkale içinde vurdular beni
    ölmeden mezara koydular beni
    Oooof gençliğim eyvah.... .

    tuğçe:
    Çanakkale,
    Asırlara uzanır yolculuğun.
    Gecenin karanlığında suları yaran sal,
    İçinde kırk yiğidi Süleyman Paşa’nın...
    Ve Sarı Saltuk,Evronos Bey,Gazi Fazıl.
    İşte senin gerçek tarihin böyle başlar.
    tuğba
    Giriş kapısı Anadolu’mun,
    Geçiş kapısı Avrupa’nın.
    Sensin tapusu yurdumun.
    İlk defa seninle tanıdı Türk’ü,
    Son defa sende öğrendi,
    Seni ve beni unutamaz Avrupa.
    berat:
    Mavi denizleri nde hür martıların
    Oynaşırdı uzun asılarda.
    Huzur içinde yatardı denizine karşı
    Bolayır’da Süleyman Paşa.
    Uzak iklimlerd en gelen gemileri,
    Selamlardı,gemiler Bolayır’ı.
    3.irem
    Ezine’de Ahi Yunus,
    4.eda nur
    Kaşıkcı Baba Kilitbahi r ‘de,
    erensu
    Gelibolu’yu bekleyen gönül erleridir .
    5.gamze
    Huzur , sükunet ister gönül erleri.
    Yatışları denize karşı,
    Gözlemek içindir gemileri.
    berna
    Ey güzel toprak,bedenimsin,tenimsin.
    Seninle kucaklaşan erlerinle:
    BENİMSİN,BENİMSİN,BENİMSİN....

    6.büşra
    Giriş kapısı sensin Marmara’nın
    Sen Anadolu’sun,Rumeli’sin.
    Sana evlat bağışlayan her ilisin.
    Kastamonu,Van,Kırklareli’sin...
    Kısacası sen : Türkeli’sin
    tuğba
    Bu vatan toprağın kara bağrında
    Sıradağlar gibi yatanlarındır.
    Bir tarih boyunca onun uğrunda,
    Kendini tarihe verenleri ndir.

    7.burak keskin
    Yıl 1914..... .......
    Kaynamada bütün Avrupa.
    Barut kokusu gelmede dört yandan
    Yeryüzü kaynamada;
    berna
    ATEŞ,öLÜM,KAN..........

    8.merve
    Ülkeler sıkarken birbirine yumruğunu
    İnsanlık adına insanoğlu,
    Veriyor belki son soluğunu...
    Savaş çığlıkları yükseliyor gökyüzüne.
    Analar ,bacılar,dedeler,kan ağlamakta beride.
    9.hamza
    Hamılton karar vermiş:Şu boğazların
    Sahibi olacakmış,bugün değilse yarın...
    10.tenzil e
    Geçip Çanakkale’den hesapları
    İstanbul’u almak ister İngiliz cenapları...
    Sonra:Hasta Adam’ın
    Mirasını, bölüşmekmiş hülyaları...
    11.burak alp
    Boşalmış beş kıtanın bütün denizleri .
    Çanakkale olmuş sanki geçit yeri...
    Karadağlı’sı,Fransız’ı,İngiliz’i...
    Kendi geldiği yetmiyorm uş gibi
    Yanında bir de Hintli’si,Zelendalı’sı....
    12.emine
    Fakat bu hesapta aldanmada hesapsızlar.
    Her hasta mutlaka ölmez.
    Türk’ü öldü sanmada soysuzlar .
    Daha dün Türk’tü efendisi
    Ne çabuk unutmada insan hafızası.
    -- ---
    Asırlarca söylenirken,
    Dillerde bizim şarkımız.
    Medeniyet bizimle doğdu.
    Hakk’a merdiven oldu ırkımız.
    Son rütbemizdi şahadet
    ölümden yoktur korkumuz
    Birlik olur ölümüz,dirimiz
    Çelikten bir orduya
    Bedeldir ırkımız...

    13.tuğba kınık
    Ben ezelden beri hür yaşadım,hür yaşarım .
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış ?Şaşarım.
    Kükremiş sel gibiyim ,bendimi çiğner aşarım.
    Yırtarım dağları enginlere sığmam ,taşarım.

    14.necdet
    Her bucaktan mantar gibi
    Bitiyor çelik ordular.
    Denizden gökten topa tutuyordu lar
    Koç yiğitler,aç toprakları
    Durmadan doyuruyor dular.
    -- --
    Yurda olurken göğsümüz siper,
    Sırtlan gibi bağırıyor gemiler.
    Sanki boşaltmada içindeki ateşi,
    Bunlar mı Avrupalı,bunlar mı medeni?
    15.tuğçe
    Düşman sevinçle karaya tırmanıyor
    Şimdilik sessiz siperlere
    Yürürken sevinçle, azametle,
    Sahipsiz köy buldum sanıyor.
    16.merve
    Ve birden saldırıyor , o aslan Mehmetcik ...
    Fırtına yaratırken havada mermiler,
    Ok gibi fırlamada siperden her nefer.
    Bir adım gerilemiy or yerinden
    Kahraman Türk askeri.
    -- --
    Adım atamaz siperden öteye düşman
    ölmeden en son kahraman.
    17.büşra
    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun,korkma.Nasıl böyle bir imanı boğar
    Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.
    18.berat
    Birbirine karıştı varlıkla yokluk.
    Çelik zırhlılarla iman dolu göğüsler.
    ölen ölür, kalanınsa, kanı göğsünü süsler.
    Bire beş, beşe on gelmede düşman.
    Ortada zaferden eser yok, geride kalan mı?
    -- ------
    öLÜM!öLÜM!öLÜM!...ölüler....Ve bir de kan

    -- ----
    Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır.
    Toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır.
    19.eda nur
    Yaralı bir asker gibi saldırıyor Mehmetcik
    Bakmıyor düşmanın sayısına...
    ------ -------
    O’nu siperden sipere uçuran iman var.
    20.gamze
    Hamilton haykırıyor:
    ölün,dönmeyin geri
    “Yetişin bittik!”diye yalvarıyor telsizler .
    Tükenenin yerine yenisi yükleniyor
    Her yüklenişte düşman yeniden ümitleniyor.
    21.emre
    Mehmetcik ise azaldıkça yeniden bileniyor
    Topları susturuyo r”Allah Allah” narası.
    Kandan başı dönüyor çarpışanların.
    Durmazsa bu akın,duracak hayat yarın.
    ------ -------
    Toz yerine uçuyor kollar,başlar , bacaklar.
    Son ümitle son defa saldırıyor Anzaklar. ..
    Uğrattık anzakları süngümüzle bozguna.
    İlk günüde mıhlandı düşman Arıburnu’na

    22.burak keskin
    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın.
    Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın
    Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
    Kim bilir belki yarın , belki yarından da yakın
    23.tuğba kınık
    Durur mu düşman,
    Bir daha , bir daha deneyecek şansını.
    Kendi ateşe dokunmuyo r nasıl olsa,
    Taa Hint’ten , Kanada’dan getirmiş maşasını.
    24.necdet
    Bir er patlamamış bir bombayı geri sallıyor.
    Kendi silahıyla düşmanından öç alıyor.
    Son harpteki ölüler kalkmamışken ortadan,
    Yeni bir akın yaptı düşman Anafartal ar’dan
    Elden ele geçiyor bazı tepeler,
    Otlar gibi süngüden geçiriliyor askerler.
    ------ -------
    Harp şiddetlendi,yeniden saldırıyor,gök,deniz...
    Sağlar yetişmeyecek, ölüler!diriliniz ...

    ATATÜRK:
    BEN SİZE TAARRUZU DEĞİL,öLMEYİ EMREDİYORUM.
    26.irem
    Böyle emrediyor du Mustafa Kemal , erlerine
    Hepsi gülerek koştu ölüm siperleri ne.
    27.burak alp
    Başka hangi milletin komutanı askerine,
    ölmeyi emreder savaşmak yerine.
    Aslında ölmek esarettir Türk askerine,
    Yaşamaksa , destanlar yaratmaktır kaderine.
    28.emre
    Ezineli Yahya Çavuş derlerdi ona.
    Çiftini, çubuğunu vatan,namus bilir,
    Bir de Allah’ı tanırdı.
    O’na Fransız,İngiliz dendi mi
    Kendi gibi insanoğlu sanırdı.
    29.eda nur
    İşte 25 Nisan 1915,
    Seddülbahir Köyü’ndeyiz
    Altı taburla çıktı kıyıya İngiliz...
    30.tenzil e
    Ezineli Yahya Çavuşa bir siper verdiler.
    Etten kemikten bir hisar oldu düşmana.
    Altı düşman taburunu on saat
    Kıyıda tuttu altmışüç adsız kahramanl a
    31.emine
    “Dur bakalım!”dedi Yahya Çavuş.
    Ne öyle aceleniz?
    Ordumuza zaman gerek...
    Ne kadar geç düşersek toprağa,
    O kadar pahalı olur canımız...
    32.hamza
    Bugün aynı siperde bir abide...
    Altmışüç şehitten on sekizi
    Yazılı bir yüzünde.
    öbür yüzünde de:
    ------ -------
    Bir kahraman takım ve Yahya Çavuş’tular,
    Tam üç alayla burada gönülden vuruştular.
    Düşman ,tümen sanırdı bu şahane erleri.
    Allah’ı arzu ettiler,akşama kavuştular.
    33.irem
    Bu kahramanlık destanından kalan,
    İşte hepsi bu kadar...
    ------ -------
    Bastığın yerleri toprak diyerek geçme ,tanı!
    Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun,incitme yazıktır atanı.
    Verme , dünyaları alsanda bu cennet vatanı.
    34.emine
    Ben Mehmet oğlu Seyit’im.
    Namus borcumu ödemektir niyetim.
    Canımdır bu borçta en son diyetim.
    Denizden kuduran ateş cehennemi nde
    ödedi diyetini arkadaşlarım , sıra bende.
    Daha ne olduğunu anlamadan topun dibinde
    İlişti gözüme ikiyüzonbeş okkalık mermi
    Canı çıkmadan koçyiğidin
    Vatana borcu biter mi?
    “Bismillah “ dedim ta yürekten
    Sürdüm namluya birincisi ni.
    Sıyırdı geçti Ocean’ı direkten.
    Peşinden ikinci mermiyi gönderdim hedefe,
    Hakk için atış üçtür diye.
    Üçüncü mermi elimde, namlu da hedefte.
    ------ -------
    ŞİMDİ OCEAN SULARIN DİBİNDE BEKLEMEKT E...

    35.hamza
    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak ,toprağı sıksan, şüheda.
    Canı,cananı, bütün varımı alsında Hüda.
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
    36.büşra
    Sevinçle tırmanıyor düşman Conkbayır’ını,
    Sanır ki kimse durdurama z bu akını.
    Uçarak bir hamlede fundalıklı sırtlardan,
    Tam vaktinde yetişti,
    “MUSTAFA KEMAL” adlı yüce kahraman.
    Yıldırım sedasıyla dedi: - Eşsiz çocuklar!
    önünüzde, biliniz mutlak ölüm var.
    Doymayan topraklar a akıtıp temiz kanımızı,
    Mutlaka kurtaracağız vatanımızı.-
    37.berat
    Üstünlüğü vermeyiz hiçbir savaşımızda.
    öndeyiz, Mustafa Kemal durdukça başımızda.
    Gözleri ufku kollar, parmakları enginde,
    Arzın göğsü kabarır, O varken üstünde.
    Güneş daha kaç kere aydınlatsa cihanı,
    Bir kahraman millet ki bu, yazılmaz destanı.
    ------ -------
    “Boğaz’da ölenlerin torunuyum .” Demek yeter.
    Rabbim, bu kıyıma sebep olanlara tufanlar gönder.

    38.gamze
    SUSUN!..... DİNLEYİN, KONUŞUYOR öLÜLER:

    ------ -------
    -Niçin, kim için öldük?...

    39.burak keskin
    Zulmün topu var, güllesi var, kalesi varsa,
    Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
    Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa,
    Sönmez ebedi her gecenin gündüzü vardır.

    ------ -------
    -Millet yoludur, Hak yoludur, tuttuğumuz yol;
    Ey hak yaşa, ey sevgili millet yaşa....... Var ol!

    40.tenzil e
    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ öNÜNDE EĞİLMEDEN.

    41.merve
    Heybetli ordulara mezar oldu bu toprak.
    Artık Çanakkale’ye kimse saldırmayacak.

    42.burak alp
    İnsanlığı koruduk biz Çanakkale önünde.
    Göğsümüz bir iman kayasıdır.
    Dün de bugün de......

    ------ -------
    Çanakkale , şehitler toprağı!
    Son savaşta vatanın,
    İkiyüzellibini koynundadır.
    Gencecik fidanları,dalı,yaprağı...
    Sana destanlar gerek,tarihin görmediği
    Destanlar gerek,yakılmaz ağıt.
    Destanına ancak denizler olmalı kağıt.
    Çanakkale,ey aziz vatan!
    Erlerinin nöbetinde...
    Sonsuza kadar Türk yurdu kalacaksın.
    Nesilden nesile hep sen anlatılacaksın.
    Bizimle birlikte zafer türkülerine katılacaksın

    43.tuğçe
    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal;
    Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal.
    HAKKIDIR HÜR YAŞAMIŞ BAYRAĞIMIN HÜRRİYET,
    HAKKIDIR HAKK’A TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL
     
  3. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    18 MART ÇANAKKALE
    ŞEHİTLERİNİ ANMA PROGRAMI​


    1. Takdim (Tarih öğretmeni)
    2. Saygı Duruşu ve İstiklâl Marşı
    3. Günün anlam ve önemini belirten konuşma
    4. Çanakkale ile ilgili slayt gösterisi-1
    5. Çanakkale şiiri (Öğrenci )
    6. Çanakkale ile ilgili slayt gösterisi-2
    7. "Seyit Onbaşı ( Edebiyat öğretmeni )
    8. Çanakkale ile ilgili slayt gösterisi-3
    9. Rakamların diliyle Çanakkale (Tarih öğretmeni )
    10. Çanakkale ile ilgili klip gösterimi
    11. Teşekkür.

    HAZIRLAYANLAR: İMZA​

    1. ………..

    2. ……………

    DENETLEME KURULU: İMZA ​

    1. …………


    2.………….










    Değerli öğretmen arkadaşlarım, sevgili öğrenciler,

    Bugün burada Türk milleti varolma savaşında önemli bir yer tutan 18 mart çanakkale zaferi 1915 ve çanakkale şehitlerini anmak; Onlaraa olan sevgi ve saygımızı ifade etmek için toplanmış bulunuyoruz.

    Kıymetli gençler; tarihte eskiden yaşamış veya halen yaşamakta olan bütün toplumların kendilerini en iyi anlayan, kendilerine sahip çıkıp yol gösteren, onları geliştiren büyüten kahramanları, liderleri vardır. Herkes ona saygı duyar, bağlılık gösterir ve her zaman hayırla yad eder. İşte bu niteliklerin hepsine sahip olarak Türk milletinin de çoğu zaman yetiştirdiği büyük kahramanları, büyük kurtarıcıları olmuştur. Çanakkale kahramanları bu kahramanların içinde apayrı ve Türk milleti için son derece mühim işler başaran, onu tarih sahnesinden silinmek üzere olduğu bir anda yeniden canlandıran büyük birer kurtarıcıdır da aynı zamanda.

    Bugun takip edeceğimiz yol Çanakkale kahramanlarının bize ışık kaynağı oldugu nurlu yoldur,bize bıraktıkları bu şanlı vatana canımız pahasına sahip çıkacağımızı, emanetlerine aynı sadakatle bağlı kalacağımızı buradan bütünyüreğimizle haykırıyoruz.

    Değerli öğretmen arkadaşlarım, sevgili öğrenciler,
    Bu vesileyle tarihimizin şeref kaynağı aziz şehitlerimizi Ulu önder Atatürk'ü ve kıymetli silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve şükranla anıyor; emanetlerinizin yılmaz bekçileri olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. .





    OKUL MÜDÜRÜ
     
  4. ilyas 55

    ilyas 55 Üye Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2007
    Mesaj:
    13
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Çanakkale Zaferi Günün Anlam Ve Önemini Belirten Konuşma

    İşinize yarar umarım bir kısmı alıntı bir kısmı kendi yazmam
     

    Ekli dosyalar:

  5. savarona66

    savarona66 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2009
    Mesaj:
    4
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Çanakkale Zaferi Günün Anlam Ve Önemini Belirten Konuşma

    konuşma güzel olmuş fakat fazla dini konulara ağırlık verilmiş. Ben pek etik bulmadım açıkçası Ajtatürk ten hiç bahsedilmemiş mesela. Yine de emeğinize sağlık
     
  6. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    Sevgili Arkadaşlar!



    Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde, Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.



    Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914 de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915 de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı Ordusunun karşı ateşi ile, tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915 de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.



    Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler, 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar’a yapılan çıkarma harekatını, Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.



    Sevgili Arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.



    Umarım, bir daha böyle bir savaş yaşamak zorunda kalmayız!
     
  7. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ



    Birinci Dünya Savaşı'nda kazandığımız en büyük muharebedir. Savaşın gidişini değiştiren bu büyük zafer, İngilizler'e 205.000 , Fransızlar'a 47.000 kişiye malolmuştur. Düşmanın Çanakkale önlerine yığdığı deniz kuvvetleri 18 zırhlı, 12 Kruvazör, 17 muhrip, 12 denizaltı, 1 uçak gemisi 36 mayın gemisinden meydana geliyordu. Ayrıca 86 nakliye 222 de çıkarma gemisi vardı.



    İngiliz Fransız filosunun 6 zırhlısı Türk topçularının isabetli atışları sonunda batırıldı. 8 saat 45 dakika süren bombardıman esnasında düşman 506 top kullandı. Savaşta Çanakkale sırtlarından vaktiyle 2.Abdülhamit Han'ın yaptırdığı Aziziye tabyalarının büyük rolü oldu.



    Nihayet Boğazdan geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransızlar Gelibolu'ya asker çıkararak İstanbul'a karadan yürümeye karar verdiler. Burada Vatan için can veren 250.000 Mehmet'cikten Ezine'li Yahya Çavuş ve arkadaşlarının abidesi için eski Çanakkale Valilerinden Nail Memik Bey'in yazdığı dörtlük :



    Bir Kahraman tabur ve Yahya Çavuş'tular;

    Tam üç alayla, burda, gönülden vuruştular...

    Düşman, tümen sanırdı bu şahlanmış erleri,

    Allah'ı arzu ettiler; Akşam kavuştular.



    General Hamilton anlatıyor: 3 Eylül 1915 gecesi korkunç bir rüya gördüm, İmroz'da çadırımın içinde küçük bir portatif karyolada yatmaktaydım. Birden bire kendimi buz gibi bir suda gömülmüş buldum. Birisi beni denizin dibine doğru çekiyordu. Boğuluyordum. İkil kuvvetli elin boğazımı sıktığını hissediyordum. Bu ikisi, beni hem boğuyor, hemde denizin derinliklerine sürüklüyordu!.. Nefesim kesiliyordu!..



    Dehşetli bir mücadele ile kendimi bu iki elden kurtarmaya çalıştım. Bu o kadar sıkıntılı bir boğuşmaydıki yatağımda güçlükle gözlerimi açtığım zaman bütün vücudum zangır zangır titremekte idi ve kan ter içinde kalmıştım. Boğazımı sıkan iki kuvvetli pençeyi görür gibi oldum. Çadırımın içinde sankı bir hayalet vardı. Fakat yüzü, karanlıkta seçilmiyordu. Bu hayal yavaş yavaş gözden silinip kayboldu. Boğazım ferahladı. Rahat nefes almaya başladım. Çadıra bir düşman mı girmişti.. Ömrümce bu kadar korkunç bir rüya görmemiştim... Uyandıktan sonra saatlerce bu rüyanın tesiriyle kıvranıp durdum. Kafamın içinde acaip düşünceler canlanmaya başladı. Çanakkale tekin değildir!.. Üzerimize kaçınılmaz bir tehlike çökmüştür. Hepimizi meş'um bir akıbet beklemektedir!.. (18 Mart 1992 tarihli fazilet takvimi)



    Çanakkale savaşında Kahramanca savaşan Türk askeri,düşmanlarını bile kendine hayran bırakmıştır. Bu savaşta bir kolu ile bir ayağına kaybeden bir Fransız Generalinin ülkesine döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırası şöyledir:



    "Fransızlar Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler. Hiç unutmam Savaş sahasında dövüş bitmiş yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zayiat vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamıyacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk asker kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık:



    -Niçin öldürmek istediğin düşmana yardım yapıyorsun ? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:



    -Bu Fransız asker yaralanınca cebinden yaşlı bir kadının resmini çıkardı, birşeyler söyledi. Anlamadım ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok. İstedimki, o kurtulup anasının yanına dönsün!.. Bu asil duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada emir subayım Türk askerinin yakasını açtı. O anda gördüğüm manzaranın yanaklarımdan süzülen yaşları dondurduğunu hissettim, çünkü Türk askerini göğsünde, bizim askerinkinden çok ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkamıştı. Az sonra ikiside öldüler.
     
  8. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    MEHMET AKİF ERSOY'UN ÇANAKKALE SAVAŞ İLE İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMALARI


    Almanlar o zaman bizim müttefikimiz idi. Almanya ve avusturya- Maceristan imparatorluğunun yanında İngiliz ve Fransız kuvvetlerine karşı beraber harp ediyorduk. Almanlar; İngiliz ve Fransız Sömürgelerinden esir aldıkları müslümanları ikna edip kendileri lehine kullanmak için Türkiye'den bir heyet isteişti. Hükümette bizi Berlin'e bu iş için görevlendirmişti. Yolculuğu trenle yapıyorduk. Başka ülkelerden gelecek vagon veya marşandis beklememk için Viyana'da birkaç gün kaldık. Beni bir otele yerleştirdiler. Bir gece saat 24 civarında birden sokaklarda büyük bir şenlik başladı. Kilselerin çanları çalıyor, maytaplar atılıyor, meşaleler yakılıyor, insanlar sokaklarda müzik çalıp dans ediyordu. Ben de, bu gürültüyle uyandım ve gece kıyafetimle sokağa fırlayıp otelin karşısındaki bir pastaneden durumu öğrenmeye çalıştım. Bu bir zafer şenliği olamazdı. Çünkü Alman ve Avusturya ordularının durumu iyi değildi. Birçok yerde Rus – İngiliz ve Fransız birliklerine karşı yeniliyorlardı. Pastahaneciye; gece bu saatte şenliğin anlamını sordum. Görevli “sen duymadın mı, İngilizler bugün yüzyıllar sonra nihayet kutsal Kudüs'e girdiler!.. Kudüs'ü bugün Türkler'den kurtardılar!.. Kudüs kutsal haç'a kavuştu!.. İngilizler'in bu başarısını kutluyoruz.” dedi. Hayret ettim, hem İngilizlerle harp ediyorlardı ve hem de Türkler'i onlara karşı harbe sokmuşlardı. Yani Türkler de onlar için harp ediyordu ama bir yandanda düşmanları bildiğimiz İngilizler'in Türkler'e karşı kazandığı zaferi kutluyorlardı!.. ÇANAKKALE HARBİ İŞTE BUDUR



    (Kaynak: Çanakkale şehitler mahşerine yolculuk rehberi / Salim Dağ)
     
  9. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    MEHMETÇİĞİN ÇANAKKALE SAVAŞI’NI KAZANDIRAN YÜKSEK KARAKTERİ ATATÜRK’ÜN DİLİNDEN, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN DİLİNDEN TÜRK ASKERİNİN ÖZELLİKLERİ



    Bombasırtı olayı ( 14 Mayıs 1915 ) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kuşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’anıkerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse kelimeişahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak, cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.



    Mustafa Kemal ATATÜRK
     
  10. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    ROBERT BROCKUN YAZISI (İLK ŞEHİTLERİMİZİ VERDİKTEN SONRA)

    …-Hurraa! Bu inanılamayacak kadar güzel bir şey! Talihimizin bize bu kadar yardım edeceğini hiç sanmıyordum. Haydi gidiyoruz!... Galata kulesi on beş pusluk toplarımızla yerle bir edilecektir. Deniz kana boyanıp leş gibi olacaktır. Ayasofyanın’nın mozaiklerini, halılarını, ikonalarını yağma edeceğiz! Türk lokumları (kadınları) benim olacak! İnanamıyorum ki, bir devrin kapanışına şahit olacağım! Tanrım, hayatımda bu kadar mesut olmamıştım! Sırf bir tarafa akan bir ırmak gibi çocukluğumdan beri içimdeki bu arzunun İstanbul’a gidecek askerlerin arasında bulunmak hevesinin varlığını şimdi daha iyi anlıyorum.



    (Asker – Yönetici - İnsan T.C. Genel Kurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ankara – 1995 Sayfa. 56)
     
  11. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    ŞEHİTLER GÜNÜ İLE İLGİLİ AÇILIŞ KONUŞMASI



    Selamlama …



    Bugün, 18 Mart Şehitler Günü, aynı zamanda “Çanakkale Zaferi”nin …. Yıldönümü.



    Çanakkale Zaferi, dünya tarihinde bir dönüm noktası olmuş, tarihin akışı üzerinde Türk Ulusu, belirleyici bir rol oynamıştır.



    Millet olma bilincinin tohumlarının atılarak, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasına zemin hazırlayan, bir prestij ve azmin mücadelesidir.



    Çanakkale Muharebeleri, 1. Dünya Savaşı'nın en önemli ve hassas bölümünü teşkil eder.



    Çanakkale Savaşı, ordumuzu zafere taşıyan Mustafa Kemal gerçeğini ortaya çıkarmış, milletimiz, 500 bin evladını bu savaşta şehit vermiştir.



    Mukaddes vatan toprakları için, canlarını seve seve vererek; bir ulusun kaderini değiştiren, vatanımızı, istiklalimizi, sarsılmaz imanları, eşsiz cesaretlerine borçlu olduğumuz, aziz şehitlerimiz, dünyada eşi benzeri olmayan bir destan yazmıştır.



    Çanakkale Zaferi'nin, özellikle genç nesillere iyi anlatılması, ecdadımıza ve şehitlerimize bir borcumuz olduğu gibi, geleceğimizin de teminatıdır.



    Bu konuda, Şehit Ailelerimizin ve Muharip Gaziler Derneğimizin, çok önemli bir sorumluluğu üstlendiklerini görüyoruz.



    Şehit Ailelerimiz, yaşadığımız pek çok sıkıntılı dönemde ortaya koydukları, sağduyulu ve kararlı tutumla, milletimizin vicdanı haline gelmiştir.



    Gazilerimiz, toplumumuzun milli hafızasını oluşturmaktadır.



    Milletimiz, ne zaman kendini darda hissederse, gazilerimizi dinlemesi, gazilerimizin ve şehitlerimizin vatan sevgisi çizgisine dönmesi, yeniden dirilmesi için yeterli olacaktır.



    Çanakkale Savaşı ortaya koymuştur ki, her ne sebeple olursa olsun savaş; büyük bir yıkımı, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasını ifade eder.



    Türk Milleti, kendi şehitlerine gösterdiği özeni ve ilgiyi, bu savaşta ölen yabancı askerlere de göstererek, insanlığın yere düşen onurunu da ayağa kaldırmıştır.



    İnsanlık, geçmişin hatalarından gerekli dersleri çıkararak, dünyanın çeşitli bölgelerinde süren çatışmaları sonlandırmalıdır.



    İnsanların hiçbir ayırım gözetmeden ve gelecek kaygısı duymadan; huzur, sevgi ve kardeşlik içinde bir arada yaşayacakları, barış dolu bir dünyanın temelleri atılmalıdır.



    Çanakkale Zaferi'nin 90. Yıldönümünde,



    Büyük Önder Atatürk'ü,

    Çanakkale Şehitlerimizi ve

    bugüne dek vermiş olduğumuz tüm aziz şehitlerimizi,

    Şehitler Günü münasebetiyle, bir kez daha saygı ve şükranla anıyor, yüce Allah'tan rahmet diliyorum.



    Ruhları şad olsun.
     
  12. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ SÖYLENENLER, ANLATILANLAR- ÇANAKKALE SAVAŞI İLE İLGİLİ SÖYLENENLER, ANLATILANLAR



    * Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım. (Mustafa Kemal Atatürk)



    * Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur. (Mustafa Kemal Atatürk)



    * Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körü körüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız. (İngiliz Başbakanı Asquith(Askuyit))



    * Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum. (Churchill( Çörçil))



    * Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. (Churchill(Çörçil))



    * Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşman taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir. (Alman Generali Liman von Sanders)



    * Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar. (General Tawshend(Tavşent))



    * Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Mart’ı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu. (Robert Rhodes James( Rabır Rot Ceyms)



    * Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı. (Sami Paşazade Sezai)



    * Çanakkale’de her şeyimiz kusursuzdur. Fakat başarılı olmadık. Zira Türkler, yuvalarına girilmiş aslanların hiddet, cesaret ve kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. ( Sör Kombet )
     
  13. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    FRANSIZ GENERAL GURO’NUN HATIRASI, ANISI



    Bir Fransız General’in itirafı şöyledir:



    1930 yılında Fransızlara ait bir anıt mezarın açılışına katılan Fransız Generali Guro, şehit Türk askerlerinin kabirlerini de ziyaret etmeden geçemez. Etrafındaki çoğu Fransız topluluğa, o esnada şu şahit olduğu olayı anlatır:

    “ – Efendiler!



    Sizlere hafızamda hâlâ taptaze kalan canlı bir hatıramı nakletmek istiyorum. Türk askeri, dünyada eşine ender rastlanan özelliklere sahiptir.



    Dinleyiniz!



    Bir sabah vakti günün ilk ışıklarıyla birlikte Türklerle süngü harbine başlamıştık. Türkler çok mahir ve cesur dövüşüyorlardı. Onlarla başa çıkmak mümkün gözükmüyordu. Akşamın geç saatlerine kadar süren çarpışmalardan sonra, yaralıları toplamak üzere karşılıklı bir anlaşma yaptık.



    Yaralılar toplanırken ben de harp sahasına gelmiştim. O karışık hengamede gördüğüm bir manzarayı, her şeyi bir kenara bırakarak büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla seyre koyulmaktan kendimi alamadım. Şöyle ki:



    Bir Türk askeri kendi yaralarına yerden aldığı toprakları basarken, kucağına yasladığı başka bir askerin yaralarına da, gömleğinden yırttığı parçaları sarıyordu…



    Efendiler!



    Bu fedakar, kahraman ve asil Türk askerinin kucağındaki yaralı kim di biliyor musunuz? Sözlerini hıçkırıklarla sürdüren general, gözyaşlarını mendiliyle silerek, heyecanlı bir ses tonuyla, o Türk yiğidinin kucağındaki yaralı asker, bir Fransız, evet bir Fransız askeriydi!” diye haykırdı.



    Bu olay dolayısıyla çok duygulanan Fransız General, yere çöküp bir süre daha gözyaşlarını akıttı.”
     
  14. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN BOMBA SIRTI HATIRASI


    1. Dünya Savaşı içinde yer alan ve 1915’te meydana gelen Çanakkale Savaşları, tarihin kaderini değiştiren, Türk’ün şan ve şerefini göklere eriştiren, vatana sevgi duygusunu geliştiren, iman gücünü bayraklaştıran ve orada savaşanları kutsallaştırıp kahramanlaştıran bir destandır.



    Atatürk, işte bu zor ve dehşetli manzaradan bir kesit olan “ Bomba Sırtı” hadisesini şöyle anlatıyor:



    “ Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 m. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperlerin hiç biri kurtulmamacasına kâmilen düşüyor. İkincidekiler onların üzerine gidiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir korku göstermiyor. Sarsılmak yok. Okumak bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrik edilecek bir örnektir.



    Emin olmalısınız ki, işte bize Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”
     
  15. Performans

    Performans Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    1,561
    Alınan Beğeniler:
    11
    Ödül Puanları:
    38
    Çanakkale Şehitleri Anma Programı

    YEDEK SUBAY TEĞMEN MUSTAFA FEVZİ TAŞER'İN HATIRASI


    Çanakkale ordusunun yabancı bir kumandan emrine verilmesini hiç tasvip etmiyordum. Gerçi Almanlar'la ittifak halindeydik aramızda bir kader birliği var diyordum!.. Fakat, Liman Sanders Paşa Türk askerinin muharebe kabiliyetini denemek veya düşmanlarımızın gözünü yıldırmak maksadıyla da olsa, bir şahsi şeref pahasına Türk ordusunu ucuza harcadı diy düşünürüm. İlk zamanlarda; Kerevizdere, Domuzdere, Kanlıdere gibi Seddülbahir Muharebelerinde Japonların haykırışını andırır şekilde ölüme koşturma gayreti vardı. Siper muharebeleri başlayıncaya kadar bütün Çanakkale zayiatının üçte ikisi verilmiştir. Daha sonra Enver Paşa ve diğer hükümet erkanının teşrif gezisi bu işi önledi



    (Cepheden cepheye-ürgapia Mustafa fevzi Taşerin hatıraları Kültür Bak. Yay)
     
  16. selinsu

    selinsu Yeni Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2008
    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Çanakkale Şehitlerini Anma

    anma programı
     

    Ekli dosyalar:

  17. ozkanderya22

    ozkanderya22 Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2007
    Mesaj:
    800
    Alınan Beğeniler:
    26
    Ödül Puanları:
    48
    Çanakkale Zaferi Günün Anlam Ve Önemini Belirten Konuşma

    İşte 26 Mayının Hikayesi:


    Nusret Mayin Gemisi ve Cevat Pasa'nin ruyasi

    Itilaf devletlerinin Canakkale ve Istanbul bogazlarini acmak icin teskil ettikleri Ingiliz ve Fransiz filolarindan mutesekkil buyuk armada, 17 Mart aksami Karanlik Umani cevresinde son bir defa daha yaptirdigi mayin taramasi ile emniyet hissi ve ertesi gun kazanmayi dusundukleri zaferin tatli hayalleriyle uykuya dalarlar. Oysa uyumayan birileri vardir. Saat gecenin bir bucugunu gosterdigi zamanda 360 tonluk eski bir tekne olan Nusret Mayin Gemisi butun isiklarini karartmis, agir agir, Rumeli kiyisini cok yakindan takip ederek sessizce Bogaz'dan asagiya dogru inmektedir.

    Gemi kumandani Yuzbasi Hakki Bey, aldigi emir geregi cok rizikolu bir ise girismistir. Sisli ve yagmurlu havanin gorus alanini cok azaltmasindan faydalanan Hakki Bey, duman cikarmamasi icin makinelerinin dakika devrini l40'da tutmak sartiyla her 15 saniyede bir mayin olmak uzere poyraz lodos yonunden 26 adet Turk yapimi mayini bu bolgeye dokturur.

    BOYLE BIR PLAN NEREDEN CIKMISTIR?

    Mustahkem Mevki Komutani Cevat (Cobanli) Pasa bir gece cok enteresan bir ruya gorur. Ruyasinda kulaginda yankilanan ses soyle demektedir: "... Deniz uzerine bak! Denize dogru nazar eden Cevat Pasa dalgalar arasinda ciceklerle bezenmis piril piril "Kef" ve "Vav" harflerini gorur. Heyecanla uyanan Cevat Pasa, ruyaya bir anlam veremez.

    O sirada Seddulbahir, Ertugrul, Kumkale, Orhaniye istihkam ve bataryalari dusmanin cok ustun sayida ve taretler icinde korunmus cabuk atesli ve buyuk capli gemilerin acimasiz saldirisi karsisinda coktan susmus, moloz ve toprak yigini haline geldiginden savas disi kalmistir.

    Tenger, Soganlidere ve Baykus bataryalarini takviye ettirmek icin teftise cikan Cevat Pasa, Kilitbahir'den istimbota binerken yedi yil once veremden olen kizi Bedile Hanim'i hatirlar. Kabri buyuk veli Ahmed Cahidi Sultan'in turbesinin haziresindedir. Az sonra onun mezari basina geldiginde ruyasindaki sesi burada da duyar; soyle demektedir lahuti ses: "... Cevat, depolardaki 26 mayini denize dose". Cevat Pasa, korku ve saskinlik icinde bocalarken karsisinda yuzune bakilmayacak kadar guzel, nurânî bir siluet belirir. Adam,

    Cevat Pasa'nin kolundan tutup sorar:

    - Bir derdin mi var?

    Cevat Pasa, gordugu ruyayi ve az once duydugu sesi bir solukta anlatir. Nur yuzlu adam (Ahmed Cahidi Sultan) cevap verir:

    - Nur, zafer isaretidir. Ebced hesabinda "Kef" harfi 20, "Vav" da 6 rakamini bildirir ve 26 yapar...

    Bunlari soyledikten sonra aniden kaybolur. Cevat Pasa, hemen Mayin Grubu Kumandani Nazmi Bey'i cagirip sorar:

    - Depolarimizda kac mayinimiz var? Nazmi Bey'in cevabi cok sasirticidir:

    - Elimizde bir Turk usta tarafindan yapilan 26 mayin var. Alman teknisyenler bunlari dosememizi istemediler. Su anda Bogaz'daki mayin sayisi 377'dir ve hepsi Alman yapimidir.

    NAZMI VE HAKKI BEY'LE BULUSMA

    Cevat Pasa, daha sonra Nusret Mayin Gemisi Komutani Yuzbasi Hakki Bey ile Yuzbasi Hafiz Nazmi Bey'i makamina cagirir ve mayinlari nereye dokecekleri konusunda plan yaparlar. Ve plan geregi bu sirli 26 mayin Kumbagi Burnu ile Soganlidere arasina iki sira halinde Bogaz'a paralel olarak tekbir ve dualarla dokulur.

    Ertesi gun 18 Mart 1915 sabahi Ingilizlerin en buyuk zirhlilarindan Irresistible ve Ocean zirhlilari, Nusret'in sabaha karsi doktukleri mayinlara carparak herkesin saskin bakislari arasinda Bogaz'in dibini boylarlar.

    Kaynak: http://www.frmpaylas.com/canakkale-destany/178708-nusret-mayin-gemisi-ve-cevat-pasanin-ruyasi.html

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    başka bir sitedeki görüşlerden birisi:

    Benim ana okulundaki çocuk dün anlatmaya başladı:

    -Okulda Çanakkale savaşları CD'si izledik. Bizimkiler kazanınca "yaşasııııın!" *diye bağırdık arkadaşlarımla ne komik değil mi baba? dedi. Gülümsedim.

    Sonra da:

    -"Komutanın rüyasındaki bastonlu adam "oraya mayın dökün" demeseymiş kazanamıyacakmışız." deyince yüzümün şekli değişti.

    -"Yok oğlum olur mu öyle şey" dedim. "Ama öyleymiş, öyleymiş" diye ısrar etti. Hadi buyrun bakalım.

    CD'yi öğretmenden aldım, izledim. Beyaz sakallı yaşlı, bastonlu adam Cevat paşa'ya rüyasında mayınları dökmesini istiyor. Cevat Paşa, Liman Paşa'dan önceki Çanakkale Müstahkem Mevkii komutanı. Yani bölgenin en yüksek komutanı. Rivayet şöyle:

    Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa bir gece çok enteresan bir rüya görür. Rüyasında kulağında yankılanan ses şöyle demektedir: “... Deniz üzerine bak! Denize doğru nazar eden Cevat Paşa dalgalar arasında çiçeklerle bezenmiş pırıl pırıl “Kef” ve “Vav” harflerini görür. Heyecanla uyanan Cevat Paşa, rüyaya bir anlam veremez.

    O sırada Seddülbahir, Ertuğrul, Kumkale, Orhaniye istihkam ve bataryaları düşmanın çok üstün sayıda ve taretler içinde korunmuş çabuk ateşli ve büyük çaplı gemilerin acımasız saldırısı karşısında çoktan susmuş, moloz ve toprak yığını haline geldiğinden savaş dışı kalmıştır.

    Tenger, Soğanlıdere ve Baykuş bataryalarını takviye ettirmek için teftişe çıkan Cevat Paşa, Kilitbahir’den istimbota binerken yedi yıl önce veremden ölen kızı Bedile Hanım’ı hatırlar. Kabri büyük veli Ahmed Cahidi Sultan’ın türbesinin haziresindedir. Az sonra onun mezarı başına geldiğinde rüyasındaki sesi burada da duyar; şöyle demektedir lahuti ses: “... Cevat, depolardaki 26 mayını denize döşe”. Cevat Paşa, korku ve şaşkınlık içinde bocalarken karşısında yüzüne bakılmayacak kadar güzel, nurânî bir siluet belirir. Adam, Cevat Paşa’nın kolundan tutup sorar:

    - Bir derdin mi var?

    Cevat Paşa, gördüğü rüyayı ve az önce duyduğu sesi bir solukta anlatır. Nur yüzlü adam (Ahmed Cahidi Sultan) cevap verir:

    - Nur, zafer işaretidir. Ebced hesabında “Kef” harfi 20, “Vav” da 6 rakamını bildirir ve 26 yapar...

    Bunları söyledikten sonra aniden kaybolur. Cevat Paşa, hemen Mayın Grubu Kumandanı Nazmi Bey’i çağırıp sorar:

    - Depolarımızda kaç mayınımız var? Nazmi Bey’in cevabı çok şaşırtıcıdır:

    - Elimizde bir Türk usta tarafından yapılan 26 mayın var. Alman teknisyenler bunları döşememizi istemediler. Şu anda Boğaz’daki mayın sayısı 377’dir ve hepsi Alman yapımıdır.

    Gerçekten böyle bir rüyası var mı Cevat Paşa'nın bunu saatlerce araştırdım google'den. İddiayı dile getiren çok sayıda site var hiç biri de esas kaynağı vermiyor. Cevat Paşa bu rüyayı kime anlatmış veya hangi dergiye-gazteye röportajda belirtmiş yanıtı yok. Bugün kafama taktım saatlerce bu konuyu araştırdım.

    Cevat Paşa rüyasını görmese depoda kalan son 26 mayını unutacak mıydı, döktürmeyip turşusunu mu kuracaktı acaba?

    İşin bir başka noktası Cevat Paşa'nın mayınları döktürme emri verdiği bile kesin değil. Farklı bir görüş de var Alman yarbay Geehl'in insiyatifi ile olduğu yönünde:

    "İşte, Yarbay Geehl de bu Almanlar’dan biri, bir mayın uzmanı... İtilaf donanmasının daima Erenköy açıklarında manevra yaptığını farkediyor ve 8 Mart gecesi Nusret adlı küçük bir mayın gemisiyle bu koyun önüne 20 mayınlık bir hat döşüyor. İngiliz mayın tarama gemileri de 10 gün içinde bu mayınların bazılarını bulup imha ediyorlar, ama yeni bir sıra mayın döküldüğünü anlamıyorlar... " (http://www.gallipolidigger.com/2004....en.diyorum.htm)

    Benzer görüşte olan bir başka yazı:

    "Uzun süreli bu temizlik çalışmalarının ardından Müttefik donanmasının boğazı geçme girişiminde bulunacağı kesinde. Bunun üzerine Müstahkem Mevkii komutanlığı daha önceden düşündüğü gibi, Alman Yarbay Geehl'in *teklifiyle elde kalan son 26 Mayını Karanlık Liman'a dökme kararı aldı.

    Muharebe öncesinde Boğazlar Genel Komutanlığına Alman Amirali Von Usedom’un getirildiği; Korgeneral Merten’in tahkimat ve tabya işleri ile görevlendirildiği; muharebe sırasında bir kısım Alman’ın Çanakkale tabyalarında ve seyyar bataryalarında görev yaptığı; bunlar arasında Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanının Yarbay Werle, Hamidiye Tabyası Komutanının Yarbay Wossidlo olduğu yer almaktadır." (http://berkantayhan.blogcu.com/3679478/)

    Kimi arkadaş diyebilir ki "O veya bu karar vermiş ne önemi var sonuçta düşman gemileri batırılmış, istenilen sonuç alınmış". Ancak sadece sonuç değil bu sonuçta kimin ne derece başarısının/payının olduğu da sanırım önemli.

    Mareşal Liman Von Sanders "Türkiye'de Beş Yıl" (Five Years in Turkey) adlı kitabında şunları yazmış konuyla ilgili:

    "On March 18 the allied fleet made its great attempt to break through. According to Colonel Wehrle’s report sixteen battleships took part; they began at 10.30 a.m. to enter the straits in two echelons, in order to silence the guns of the fortress and the batteries. The artillery battle lasted until 7.00 p.m.In spite of the expenditure of enormous amounts of ammunition the hostile fleet accomplished no great results. The damage to the forts and batteries but little diminished their fighting capacity, though their ammunition supply had been reduced. According to the statements of Colonel Djevad Bei, the commander of the fortress, the losses in men did not reach 200.
    The enemy suffered serious and weighty losses. Insofar as could be observed by Colonel Wehrle and his subordinates, the Bouvet, Irresistible and Ocean had been sunk and several other battleships were seriously damaged. Several smaller ships engaged in salvage work, had also been sunk. The fire of Fort Hamidje under Captain Wossidlo was mentioned as particularly effective. It may be assumed that the mine field in Erenkoj (Eren Keui) Bay laid at night by the Turkish mine expert, Lieutenant Colonel Geehl, contributed its share to the result."

    Tüm Gelibolu Kara savaşları döneminin başkumandanı Sanders paşaya göre mayınlama kararı Yarbay Geehl'e ait. Cevat paşa'nın adını bile anmamış. Acaba Von Sanders'mi başarıda Almanya'nın payını önemli göstermek için çarpıtma yapıyor bizim bazı yazarlarımız galibiyeti tamamen bize mal etmek için mi çarpıtma yapıyor dersiniz?

    kaynak: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5440
     
  18. furkankaya1995

    furkankaya1995 Meşhur Osmanlı Arması Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2008
    Mesaj:
    629
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    16
    Çanakkale Zaferi Günün Anlam Ve Önemini Belirten Konuşma

    Hocam bence bu savaş hem din hem de vatan sevgisiyle kazanıldı.Yoksa o kadar güçlü devletlere karşı nasıl yenerdik.Seyit Onbaşı o mermiyi nasıl kaldırdı?Bunların hepsi Allah'ın izniyle oldu,vatan sevgisiyle oldu.Hatta Seyit Onbaşı'ya savaş bittikten sonra o 275kg'lik mermiyi kaldır demişler;kaldıramamış.Ve demişki:"Benim bu mermiyi tekrar kaldırabilmem için o anı bana yaşatmanız gerek demiş."Sonra bu savaş Cuma günleri(Cuma namazı'nda) düşmanın bile geleceği bilinerekten 100 binlerce asker namaz kılmış.

    [​IMG]
     
  19. ozkanderya22

    ozkanderya22 Çalışkan Üye Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2007
    Mesaj:
    800
    Alınan Beğeniler:
    26
    Ödül Puanları:
    48
    Çanakkale Zaferi Günün Anlam Ve Önemini Belirten Konuşma

    hocam yanlış anlaşılmasın. ben eleştrilerimin çoğunu sonradan yapılan yorumlara yazdım. hocamın yazdığı için ise sadece dini yönü ağırlıklı dedim. kötülemek gibi amacım yoktu. sonradan yapılan yorumlarla ilgili yazılar yazdım. yoksa tabi ki herkesin emeğine saygımız var.
     
  20. edro

    edro Üye Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2007
    Mesaj:
    11
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Çanakkale Zaferi Fotoğrafları

    18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü ile ilgili hazırlanacak duvar gazeteleri veya hazılayacağınız sunularda kullanılabilecek kullanabileceğiz güzel fotoğraları paylaşıyorum...
     

    Ekli dosyalar:

Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş